KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/5865 E., 2017/15464 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2017
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, tahliye isteminin kabulüne alacak isteminin reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ... Mahallesi, ... evleri 303 Sokak No:6 Merkez / ... (göçmen konutları) adresinde Maliye hazinesine ait arsa üzerine yapmış olduğu konutun maliki olduğunu, bu konutun arsası için Maliye Hazinesine halen ecrimisil ödediğini, davalının taşınmazda 01/01/2013 tarihinden beri kiracı olduğu halde kira bedellerini ödemediğini, 28 aylık kira olan 8.400,00 TL alacağının tahsili için ... İcra Müdürlüğünün 2015/1905 E., sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini belirterek 28 aylık kira bedelinin yasal faiziyle birlikte tahsilini, davalının dava konusu taşınmazdan temürrüt nedeni ile tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya kira borcu olmadığını, dava konusu yerin milli emlak müdürlüğüne ait olduğunu, evin yapım masraflarını eşi ile birlikte kendilerinin karşıladığını, dava konusu yerde eşinin ortaklığı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının taşınmazdan tahliyesine, alacak talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur. HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığına göre, öncelikle davacının kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne miktar olduğunu kanıtlanması gerekir. HUMK.'nun 288.maddesi (HMK. 200.md) uyarınca akdi ilişkinin varlığı ve aylık kira miktarının yazılı delille kanıtlanması gerekir.
Somut olayda davacı sözlü kira ilişkisine dayanmış ve kira parasının aylık 300 TL olduğuna ilişkin iddiasını kanunda belirtilen usullere göre kanıtlayamamıştır. Yıllık kira miktarına göre tanıkla kanıtlanma olanağı bulunmamaktadır. Davacı, yazılı bir belge ibraz edememiş, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmamıştır. Bu durumda mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/5865, K. 2017/15464, 8 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama