KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6304 E., 2019/3057 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2019
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, lise binasında bulunan halı saha, soyunma odası ve kafeteryayı kiraladığını, tahliye imkanı verilmeden sabit tesislerin yıkıldığını, malzemelerin zarara uğratıldığını, tespit yaptırdığını ileri sürerek, şimdilik 291.782.00.- TL nin 21/03/2013 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir .
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 153.000.00.- TL dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan alınmasına karar verilmiş , hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir .
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.
Somut olayda, davacı eldeki davayı açarken harca esas değeri 93.000.00.- TL olarak göstermiş, bu miktar için harç ödemiş, yargılama sırasında talep sonucunu artırmamış ,tamamlama harcı ödememiştir . Bu durumda mahkemece , davacı tarafça dava edilen değer yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken , talebi aşar şekilde yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir .
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6304, K. 2019/3057, 8 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama