KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6359 E., 2019/2252 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2019
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının 15/01/2010 tarihli sözleşme ile iki işyerinde kiracı olduğunu, bu iki işyerinin aylık kirasının 5.852.30 TL olup ödenen kira bedelinin düşük kaldığın belirterek kira bedelinin 10.000 TL tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu kiralanan taşınmazların 15/01/2015 tarihinden itibaren aylık kira bedellerinin ayrı ayrı brüt 5.156,25 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; tefhim edilen kısa kararda, dava konusu kiralanan taşınmazın 15/01/2015 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin brüt 5.156,25 TL olarak tespitine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda dava konusu kiralanan taşınmazların 15/01/2015 tarihinden itibaren aylık kira bedellerinin ayrı ayrı brüt 5.156,25 TL olarak tespitine karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Buna göre, mahkemece; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, açıklanan hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
2-)Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6359, K. 2019/2252, 19 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama