KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6428 E., 2017/15136 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2017
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye-alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; murisine ait taşınmazı davalıya sözlü olarak kiraladığını, davalının 2009 yılı ile 2014 yılları arası kira bedellerini ödemediğini belirterek, davalının kiralanandan tahliyesi ile 5 yıllık kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, kira bedellerini davacı talebi ile köy muhtarlığına ödediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kira akdinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesinde (818 Sayılı BK.nun 260.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre, istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür.
Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer.
Taraflar arasında sözlü kira ilişkisinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle tahliye ve kira alacağı talep etmiş ise de; dava dilekçesinde aylık veya yıllık kira bedelinin ne kadar olduğu açıklanmamıştır. Ayrıca davalıya kira bedellerinin yasal sürede ödenmesine dair ihtarname olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, davalıya temerrüt ihtarı gönderilip gönderilmediği, ihtarname gönderilmemiş ise temerrüt nedeniyle tahliye isteminin reddi gerekeceği; alacak yönünden ise, davalının kira ilişkisine karşı çıkmaması nedeniyle, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında alacak hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-2-
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6428, K. 2017/15136, 2 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama