KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6441 E., 2019/2685 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; apartman yöneticisi olduğu dönemde davalı ile çatıya yerleştirilen baz istasyonu ile ilgili 13/04/2003 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye uyulmadığı için yöneticilik tarafından 24/01/2014 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, feshin ardından baz istasyonunun sökülmesiyle çatıda hasar oluştuğunu, sözleşmenin 6. maddesine göre oluşacak zararlardan kiracı sorumlu olmasına rağmen davalının zararı gidermediğini, hasarın tespiti için rapor alındığını, belirlenen bedel üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek; haksız itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, delil tespitinin yokluklarında yapıldığını, tebliğ edilmediğini, davacının ihtarı üzerine 1.500,00 TL ödendiğini, buna rağmen ayrıca kötüniyetli olarak hasar bedeli istendiğini, icra takibi üzerine rapordan haberdar olunduğunu, hem rapora hem takibe itiraz ettiklerini, herhangi bir zarar olmadığını, dava konusu alacağın sözleşme hükümlerine göre tespitini yapılmadığını, miktarın fazla olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporları doğrultusunda zarar oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan asıl alacak olan 3.744,16 TL üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) İcra İflas Kanunun 67. maddesindeki düzenlemeye göre davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için davaya konu alacağın gerçek miktarın belli olması veya belirlenebilmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. Davacının talebi kiralanana verilen zarardan kaynaklandığına göre takip tarihi itibariyle davalı tarafından hesaplanabilir ve likit bir alacağın söz konusu olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece, verilen zararın miktarı da bilirkişi raporu alınarak belirlenmiş, uyuşmazlık bu şekilde aydınlatılmıştır. O halde davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konudaki istemin de kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6441, K. 2019/2685, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama