KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/6661 E., 2019/2742 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalının sözleşmede belirtilen şartlara uymaması nedeniyle valilik makamının onayı ile 13.06.2014 tarihi itibariyle kira sözleşmesinin feshedildiğini, davalının 2013-2014 yıllarına ait iki ve 2014 yılına ait üçüncü taksidin 800 TL'sini ödemediğinden toplam 9.946,46 TL'nin vade tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanmak suretiyle temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini, ayrıca sözleşme ile sözleşme hükümlerini yerine getirmeyen kiracıdan son 1 yıllık kira bedelinin tazminat olarak isteneceği hükme bağlandığından 9.610,70 TL nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizini,
ayrıca davalı taşınmazı 85 gün sonra tahliye ettiğinden cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında olmak üzere 8.168,50 TL ceza alacağının da temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; duruşmada, kira borcunun olduğunu kabul etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 10.855,00 TL kira alacağına 10/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve vade tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sözleşmenin feshinden doğan tazminat bedeli ve yasal faiziyle ceza alacağı ve yasal faizinin tahsili yönündeki istemlerin reddine, karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Taraflar arasında düzenlenen ve hükme esas alınan 01.03.2012 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralanan yer iş yeri olarak kullanılmak üzere davalıya 2886 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ihale ile kiraya verilmiştir.
Sözleşmenin 14. maddesinde "kira süresinin sona ermesi veya sözleşmenin feshi halinde taşınmaz idareye teslim edilmezse, geçen her gün için, cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında ceza, itirazsız olarak ödenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Kira sözleşmesinin 14. maddesindeki bu hüküm,TBK'nin 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart niteliğindedir.
Cezai şart geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde belirli bir zamandan yerine getirilmemesi durumunda, borçlunun ödemesi gereken bir edimdir.Tarafların serbest iradesi ile kararlaştırılan bu cezai şart geçerli olup tarafları bağlar. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise cezai şarta ilişkin bir hesaplama yapılmamış, kira alacağına gecikme zammı uygulanmıştır.
Bu durumda mahkemece davacının cezai şarta ilişkin talebine yönelik hesaplama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6661, K. 2019/2742, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama