İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/6662 K.2019/4446

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki…

Esas2017/6662Karar2019/4446Tarih13 Mayıs 2019Okuma5 dk · 976 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2017/6662 E., 2019/4446 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

976 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, dava dilekçesinde özetle; davalı idareden 2003 yılında ... ve 2347 sayılı parselleri kiraladığını ve bu sıfatla işlettiğini, 2008 yılında davalı idarenin kira sözleşmesini tek taraflı feshettiğini ve 2008 yılından sonrası için geçerli bir kira sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle işgalci sıfatıyla ecrimisil salındığını, ecrimisil miktarına yürütmeyi durdurma istemli açtığı idari davada işyeri ve çevresine ait taşınmazların tapu ve çap bilgilerinden elde edilen bilgiye göre ecrimisil talep edilen 2347 parsel sayılı taşınmazın işyeriyle en ufak bir ilgisinin olmadığını, söz konusu parselin ...

Bulvarının doğusunda yer aldığını, suların yüklemesiyle birlikte su altında kaldığını, işyerinin 770 sayılı parsel üzerinde yer aldığını, bu parselin ise mülkiyetinin davalı idareye değil, yaklaşık 30 kişinin müşterek halde özel mülkiyetinde olduğu bilgisine ulaşıldığını, Adana 1.İdare Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, Adana 1.İdare Mahkemesinin ... esas 2013/ 1381 karar sayılı ilamı ile tespit edildiğini ve salınan ecrimisil miktarında indirim yapıldığını, idarece ... sayılı parselin tamamını kullanıyormuş gibi haksız ve usulsüz olarak fazla kira bedeli tahsil edildiğini,

söz konusu taşınmazın yalnızca 435 m2'sinin kullanıldığının mahkeme hükmüyle tespit edildiğini, bu nedenle de parselin tamamı üzerinden alınan kira bedelinin 435 metrekareyi aşan kısmının iadesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, geriye dönük 10 yıllık dönem içerisinde haksız olarak tahsil edilen şimdilik 1.000,00 TL fazla ödemenin ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, cevap dilekçesinde özetle; idare mahkemesinde karar verilen kısım için adli yargıda yeniden dava açılamayacağını, hukuki yarar olmadığını, ayrıca talep edilen kısmın tamamının idari yargıda dava konusu yapılmadığını bu nedenle adli yargının görevsiz

olduğunu idari yargıya başvurulması gerektiğini, davanın maliye bakanlığı aleyhine açılması gerektiğinden husumetten reddine kadar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, kira sözleşmesine göre ödenen kısımların davaya konu edilemeyeceğini, sözleşmenin feshine karşı idari yargda dava açmadıklarını, kira sözleşmesi müddetince ihtilaf olmadığından kira feshi sonrası işgalen kullanımda yüz ölçümü değişebileceğinden kiradan çok sonra yüzölçümüne itirazın ve kira bedelenin iadesi talebinin hukua aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı ile davalı ... Defterdarlığı arasında 30.05.2003 başlangıç tarihli 3 yıl süreli, 30.05.2006 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmeleri ile hazineye ait 771 parselin 881 m2'si ile 2347 nolu parselin 1116 m2'sinin kiralandığı, ancak ...

İdare Mahkemesinin 2012/683 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunca davaya konu 2347 nolu parselin 435 m2'sinin davalı idareye ait olduğunun anlaşıldığı, ancak davalı idarece sanki tamamı kullanılıyormuş gibi kiraya verildiği iddia edilse de; kira sözleşmelerinin devam ettiği süreçte davacının davaya konu taşınmazdan yararlandığı ve kullanmış olduğu süre içerisinde de yüz ölçümüne ilişkin bir itirazının olmadığı,

bir taşınmazın kiraya verilmesi için malik olmanın da gerekmeyeceği, davacı ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca davacının kira sözleşmesi döneminde restoranını işletmeye devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında imzalanan 30.05.2003 tarihli 3 yıl süreli sözleşme ve 30.05.2006 tarihli 5 yıl süreli sözleşmeler ile hazineye ait 771 parselin 881 m2'si ile 2347 nolu parselin 1116 m2'sinin davacıya kiraya verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı, 2347 parsel numaralı taşınmazın restaurant bahçesi olarak kullanması dolayısıyla işgalinden bahisle aleyhine düzenlenen 23/03/2012 tarihli 04672 sayılı ve ... tarihleri arasındaki kullanıma ilişkin ecrimisil ihbarnamesinin iptali talebiyle Adana 1. idare Mahkemesi nezdinde dava açmış ve idare mahkemesince yapılan keşif sonucu davacının söz konusu parselin 435 m2’sini kullandığı tespit edilerek kullanım miktarı ile orantılı şekilde ecrimisil ihbarnamesinin 23.137,30 TL’lik kısmının iptaline karar verilmiş, hüküm Danıştay 10. Dairesi 2016/6404 E, 2017/3279 K sayılı ilamı ile onanarak 09.09.2017 tarihinde kesinleşmiştir.

Somut uyuşmazlık, yukarıda bahsi geçen ve kesinleşen idare mahkemesi kararı doğrultusunda davacının geriye dönük olarak tespit edilen kullanım miktarıyla orantılı kısmı aşan ödemeleri talep edip edemeyeceği noktasındadır.

Her ne kadar mahkemece, davacının kira sözleşmesi süresince kullanım miktarına bir itirazı olmadığı, taşınmazı işletmeye devam ettiği ve kiraya verenin malik olması koşulu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de tarafları aynı olan ve kesinleşen idare mahkemesi kararı uyuşmazlık bakımından güçlü delil niteliğinde olmakla kira sözleşmesi uyarınca kullanılan alanın sözleşme ile kiraya verilen ve kullandırılması taahhüt edilen alandan az olması aynı zamanda hukuki ayıp niteliğindedir.

Taraflar arasında imzalanan 30.05.2006 başlangıç tarihli sözleşme 5 yıl sürelidir. Kira sözleşmesinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup, kira bedelinin ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda sözleşmenin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 315. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, istenen kira parasının veya yan

giderin muaccel olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Akdin feshi için tek başına bu koşulların bulunması yetmez.

Ayrıca, bu konuda tahliye talebinin ilama bağlanması gerekir. Temerrüt nedeniyle tahliye davası açma koşullarının bulunması durumunda bile mahkeme kararı ile tahliye ilamı alınmadığı sürece akdin sona erdiğinden söz edilemez. Bu nedenle idare tarafından kira sözleşmesinin tek taraflı feshi hukuki sonuç doğurmayacağından ve davalı idare tarafından tahliye bakımından muaraza yaratılmadığından kira sözleşmesi geçerliliğini koruyacaktır.

Dolayısıyla mahkemece, davalının idareye yaptığı ödemeler dikkate alınarak idare mahkemesi davasına konu edilen dönem de gözetilerek, idare mahkemesinde davanın açıldığı tarih sonrası kiracının ödenen kira bedelleri bakımından fazla ödemesi olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde inceleme yapılmaksızın anılan gerekçeyle davanın tümden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesinda iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/6662, K. 2019/4446, 13 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/6662
Karar No
2019/4446
Tarih
13 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/6663 K.2019/9810
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/6669 K.2019/4893
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/6725 K.2019/6279
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/6747 K.2019/3269
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/6771 K.2019/6423
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/6793 K.2019/6076

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.