KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/7741 E., 2019/3757 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2019
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında imzalanan 10.01.2005 tarihli ‘Sanayi ve Tıbbi Gazlar Tedarik Anlaşması’na göre, davalıya endüstri gazı tedariki sağlandığını ve bu gazların depolanmasını sağlayan 695 adet sanayi tüpünün kiraya verildiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak ilgili tüplerin dolumunu başka firmalara yaptırdığının öğrenildiğini belirterek toplam 695 adet sanayi tüpünün aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde bedelinin temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; sözleşmenin tüp teslimini içermediğini, gaz alımı ve hizmet verilmesi konularında düzenlendiğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının fesih nedeni olarak belirttiği maddi vakıayı kanıtlayamadığı, bu nedenle de feshin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- ) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanımlamaya göre; davacı tarafından sunulan 10.01.2005 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli ‘Sanayi ve Tıbbi Gazlar Tedarik Anlaşması’ başlıklı sözleşme ile davaya konu sanayi tüplerinin kullanılması için davalıya tahsis edilmesi kararlaştırıldığından, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda dava, 12.12.2016 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2- ) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/7741, K. 2019/3757, 24 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama