KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8196 E., 2018/464 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2018
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; tahliye yönünden davanın kabulüne, alacak yönünden ise vazgeçme nedeni ile davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava konusu kiralananın 2/5 payını 31.07.2015 tarihinde devir alarak taşınmaza malik olduğunu, 03.08.2015 keside tarihli 10.08.2015 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile dava konusu taşınmazı kendi ihtiyacı için kullanacağını ve kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğini davalılara bildirdiğini, ancak davalıların taşınmazı boşaltmadıkları gibi yaklaşık altı aydan bu yana da aylık 500.-TL hesabı ile 3.000.-TL olan kira bedelini ödemediklerini belirterek kira alacağının davalı kiracılardan müteselsilen tahsili ile taşınmazdan tahliyelerine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, kira alacağı yönündeki talepten vazgeçilmiş olmakla kira alacağı yönündeki talebin vezgeçme nedeni ile reddine, tahliye yönünden talebin kabulü ile davalıların dava konusu taşınmazdan tahliyelerine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-) İhtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir.
Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Pay ve paydaş çoğunluğu yargılama sırasında sağlanabilir ise de ihtarnamedeki eksiklik sonradan tamamlanamaz. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise, miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak, temsilci huzuruyla dava yürütülür.
Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; dava satın alma ve ihtiyaca dayalı tahliye istemine ilişkin olup, dosya içerisindeki tapu kaydından ... ili ... ilçesi ... mahallesi 622 ada 30 parselde kayıtlı avlulu kargir ev niteliğindeki taşınmazın 2/5 hissesinin davacı tarafından 31.07.2015 tarihinde satın alındığı, iktisap ve ihtiyaç iddiasına binaen davalılara gönderilen ihtarnamenin ise davacı paylı malik tarafından kendi adına gönderildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davalıların kimin kiracısı olduğu anlaşılamadığından Mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılarak davacının tek başına dava açıp açamayacağı üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-)Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti davacıya, davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalıya düşer. Davalı temyiz dilekçesinde dava konusu taşınmazın önceki maliki olduğunu kiracı olmadığını belirtmiş, dosya kapsamından davalıların taşınmazda kiracı olup olmadıkları tespit edilememiştir. Mahkemece davalıların taşınmazda kiracı olup olmadıkları hususu üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
3-) Davacı dava dilekçesinde satın alma ve ihtiyaca dayalı tahliye isteminde bulunmuş, ancak ihtiyaç iddiasının ne olduğunu ne ihtarnamede ne de dava dilekçesinde açıklamamıştır. Mahkemece davacının ihtiyaç iddiasının ne olduğu hususunda davacıya açıklattırma yapılarak davacının delilleri toplandıktan sonra ihtiyaç hususu üzerinde durulması gerekirken , yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile kabul kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8196, K. 2018/464, 22 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama