KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8348 E., 2018/7377 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2018
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalıya ait arazide kiracı olduğunu, taşınmaza üzüm bağı diktiğini, davalının taşınmazda çalışma yaptığını, kiralanana ve bitişik arazideki yine kendisine ait olan araziye zarar verdiğini ileri sürerek, şimdilik 5.000 TL nin tahsilini istemiştir. Davalı; alacağın zaman aşımına uğradığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir.
Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kiracı tarafından kiralanan taşınmazda ve kira sözleşmesi dışında kalan taşınmazda oluşan zararların tazminine ilişkindir.
Kira sözleşmesinin kapsamı içinde kalan kısım yönünden zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve alacağın zaman aşımına ağramıdığı gözetilerek, davacının kira ilişkisinden kaynaklanan talebininin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esasının incelenmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8348, K. 2018/7377, 2 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama