KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8411 E., 2019/8165 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2019
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava dilekçesinde özetle; taşınmazını iki yıllığına davalıya kiraya verdiğini, davalının iki yıllık kira bedelini ödemediğini ve noter vasıtasıyla kira akdini tek taraflı feshettiğine dair ihtarname gönderdiğini, itiraz ve ihtarnamede kiraladıkları yerdeki süt soğutma tankının çalışır vaziyette olmadığını iddia ettiklerini ancak süt soğutma tankının sözleşmede de belirtildiği üzere çalışır vaziyette teslim edildiğini ve iyi halde teslim aldığının asıl olduğunu, ayıba dair kendilerine herhangi bir bildirim yapılmaksızın sözleşme feshinin haksız olduğunu, davalının hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar süresi içinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece; davalı tarafça sözleşmenin varlığı kabul edilmiş olmakla birlikte kira konusunu hiç teslim almadıklarını beyan ettikleri, ödemeye ilişkin bir iddiada bulunmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ancak hüküm fıkrasının 4. bendinde vekalet ücreti talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş; karar, davacı tarafça vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın yargılama giderlerine hükmedilmesi başlıklı 332/1. maddesine göre; yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Aynı yasanın yargılama giderlerinin kapsamını düzenleyen 323. maddesinin birinci fıkrasının ğ bendine göre ise; "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri kapsamındadır. Bu maddeler doğrultusunda dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK uyarınca, tarafların yargılama gideri ve bu kapsamda olduğu belirtilen vekalet ücreti bakımından talepte bulunması gerekmeksizin mahkemece resen hüküm kurulması gerekmektedir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır. Mahkemece davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden 1.162,00 TL nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8411, K. 2019/8165, 21 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama