KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8736 E., 2018/7675 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2018
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının Aile Hekimliği Kanunu kapsamında sözleşmeli aile hekimi olarak ... İlçesi, ...
Toplum Sağlığı Merkezine bağlı ...Aile Sağlığı Merkezi'nde görev yaptığını, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'na göre hekimlerin uygun sayıda bir araya gelerek Aile Sağlığı Merkezi'nin faaliyet gösterdiği taşınmaz kiralarını, personel ve malzeme giderlerini kendilerinin karşıladığını, davalıdan Rayiç Bedel Belirleme Komisyonununca belirlenen rayiç kira bedeli kapsamında 15/06/2011 tarihinden 01/09/2012 tarihine kadar olan süre zarfında 4.360,00 TL dışında herhangi bir tahsilat yapılamadığını,
15/06/2011- 01/09/2012 tarihleri arasında tahsil edilemeyen 749,00 TL kamu zararı alacağın 22/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı İdarece tarafına tanınan süre içerisinde kira bedellerini ödediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava, 11/06/2015 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-) Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8736, K. 2018/7675, 5 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama