KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/8756 E., 2019/5343 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2019
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti davasının yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında bulunan kira sözleşmesine göre ... Çay Bahçesi isimli taşınmazda kiracı olarak oturduğunu, Kıyı Kanunu ve yönetmeliklere aykırı olduğu gerekçesiyle mecura ilişkin tahliye ve yıkım kararı alındığını, kira sözleşmesinin 6570 sayılı kanuna göre imzalandığından sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin mümkün olmadığını belirterek kiracılık sıfatının tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, talebin kıyı kenar çizgisi içerisinde bulunan taşınmazda yapılan taşkın inşaatın kal'ine ilişkin olduğu, bu hususun kira sözleşmesi ile alakalı olmadığından bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'una göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; davacı, mecurda kiracı olduğunu bildirerek kiracılık sıfatının tespiti isteminde bulunduğuna göre uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava tarihi olan 10.03.2015 tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince, dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne aittir.
Hal böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/8756, K. 2019/5343, 12 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama