KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/9251 E., 2018/2813 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, 17/03/2015 tarihinde dava konusu taşınmazın mülkiyetini iktisap ettiğini, süresinde keşide edilen ihtarname ile ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini davalıya bildirmiş olmasına rağmen tahliyenin gerçekleşmediğini, PVC doğrama işi ile uğraşmakta olup kendisinin de kiracı olduğunu bu nedenle de faaliyetini iktisap ettiği taşınmazda sürdürmek istediğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; işyeri ihtiyacının samimi olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın 3. kişiye satışının yapıldığı ayrıca davalı adına kayıtlı depolu asma katlı dükkan niteliğinde bağımsız bölüm bulunduğunun anlaşıldığı, davacı şirketinde ... ili sınırları içinde dava konusu iş yeri dışında başka taşınmazının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından hüküm tesisine yer olmadığına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Yargılama devam ederken kiralananın ihtiyaçlı tarafından satılması nazara alındığında ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğu kabul edilemez.
Somut olayda; davacı vekili tarafından sunulan 04/04/2016 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın 3. kişiye satışının yapıldığı bu nedenle davanın takip edilmeyeceği bildirilmiş olup incelenen ekli tapu kayıt örneğinden de kiralananın 29.03.2016 tarihinde dava dışı 3. kişiye satılarak devredildiği anlaşılmaktadır. İhtiyaç nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyaç iddiasının hüküm kesinleşinceye kadar devam etmesi gerekir.
Dava konusu, kiralanana ait son tapu kayıt örneğinden taşınmazın satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı adına kayıtlı başka taşınmazlar bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde kiralananın tahliyesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9251, K. 2018/2813, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama