KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/9356 E., 2017/3180 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; davaya konu taşınmazı müvekkilinin iktisap ettiğini, davalıya ihtar gönderdiklerini, ödenmeyen kira bedelleri için icra takibi başlattıklarını, icra takibinin kesinleştiğini belirterek temerrüt nedeniyle davalının tahliyesini istemiştir.
Davalı vekili dilekçesinde, taşınmazın gerçekte müvekkilinin babasına ait olduğunu, arada kira ilişkisinin olmadığını, kredi kullanmak için taşınmazın dava dışı Recep' e devredildiğini, davacının bir şekilde malik olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece icra takibinin kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur. HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığına göre, öncelikle davacının kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne miktar olduğunu kanıtlanması gerekir. HUMK.'nun 288.maddesi (HMK. 200.md) uyarınca akdi ilişkinin varlığı ve aylık kira miktarının yazılı delille kanıtlanması gerekir.
Somut olayda davacı davalının kiracı olduğunu ileri sürmüş, kira ilişkisine dair yazılı belge sunmamıştır. Kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira miktarının ispat yükü davacıdadır. Yıllık kira miktarına göre tanıkla kanıtlanma olanağı bulunmamaktadır. Bu çerçevede davacıya kira ilişkisini ve aylık kira bedelini ispat imkanı tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan Bakırköy 4. icra Müdürlüğü 2014/8556 E sayılı dosyasının incelenmesinden taşınmazın tahliye edildiğine dair haciz evrakı olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davaya konu taşınmazın tahliye edilip edilmediğinin araştırılması, tahliye edilmiş ise davanın konusuz kalacağının dikkate alınmaması da doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/9356, K. 2017/3180, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama