KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2017/979 E., 2018/11294 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2018
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yetkilileri ile yapılan telefon görüşmesinde icra takibinin dayanağının abonelik sözleşmesi olduğunun ve sözleşme kapsamında kendisine cihaz satıldığının belirtildiğini, davalı ile sözleşme kurmadığını, cihaz almadığını, kimlik bilgilerinin kullanıldığını ileri sürerek, ödenen bedellerin istirdatına, icra takibinin durdurulmasına, borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; mahkemenin görevsizliğine, talep halinde ve karar kesinleştiğinde dosyanın ... Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kimlik bilgilerinin kullanılarak davalı şirket nezdinde abonelik tesis edildiğini ve bu abonelikler nedeniyle tahakkuk eden borçların ödenmemesi üzerine de davalı şirket tarafından hakkında icra takibi yapıldığını belirterek, ödediği bedelin iadesini ve borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı şirket ile abonelik sözleşmesini akdedenin davacının kimlik bilgilerini kullanan 3. kişiler olduğunun anlaşılması halinde, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceği açıktır(HGK'nun 17.02.2010 gün ve 2010/4–61 E. 2010/84 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.).
Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu abonelik sözleşmesi üzerinde imza incelemesi yaptırılarak imzanın davacıya ait olması halinde şimdiki gibi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi, ancak imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde ise uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı ve genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davanın esasına girilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/979, K. 2018/11294, 8 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama