İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/1353 K.2019/2655

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil ile alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2018/1353Karar2019/2655Tarih27 Mart 2019Okuma4 dk · 813 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/1353 E., 2019/2655 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mart 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

813 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil ile alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı, davaya konu tapulu taşınmazı 16/03/1988 yılında satın aldığını, kadastro çalışmaları sırasında sınır tespitlerinin yapıldığını, adına kayıtlı olan taşınmazı ekip biçtiğini, hatta taşınmaz üzerinde kendisinin diktiği 5-6 yıllık meyve ağaçları olduğunu buna rağmen taşınmazın sınırı değiştirilmek ve davalı parsele katılmak suretiyle iki buçuk dönümlük alanın davalı adına tespit olunduğunu, 23 yıl içinde taşınmazı ıslah ettiğini, ekip biçtiği, taşlarını temizlediği, sulama imkanı sağladığı, bataklığını ıslah ettiği, sulanabilir ve kültür tarımı için tüm şartları hazır hale getirdiği belirterek,

davalı parsele katılan kısmın iptali ile adına tescilini aksi halde bu kısmın ıslah, temizleme ve ağaçların bedeli toplamı olan şimdilik 5000,00 TL'nin tarafına verilmesini talep etmiş, talebini ıslah yapmak sureti ile 19.715,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı; dava konusu yerin 1957-1958 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sırasında belirlenen sınırlar olduğunu, kadastro çalışmalarına karşı dava açma süresi on yıl ile sınırlı olduğunu ve bu sürenin geçtiğini, tapusu olan yer üzerinde iyi niyet iddiasında bulunulamayacağını, ayrıca yaptığı masraflar açısından sadece zorunlu olan masrafları talep edebileceğini, taşınmaz üzerindeki fidanlar açısından ise zorunluluk bulunmadığını, ıslah edildiğine dair kanıt olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının kadastro tespitinin iptali davasının reddi ile taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline, davacının 27/07/2011 havale tarihli dava dilekçesinin (b ve c) bendinde belirttiği talepler konusunda görevsizlik kararı verilmiş, anılan karar 16.Hukuk Dairesinin 18.10.2012 tarihli kararı ile “Somut olayda davacı ..., çekişmeli taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu iddia ederek adına tescilini

talep etmiştir. Dolayısıyla isteği mülkiyete ilişkin olup, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi çerçevesinde incelenmesi mümkün olmadığından genel mahkemelerce mülkiyete ilişkin dava olarak incelemek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken bu yön göz ardı edilerek esasa ilişkin, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. ” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 25.03.2015 tarihli son kararında; davacının kadastro tespitinin iptali ve tapunun kısmen iptali taleplerinin reddine, ıslah ve ağaç bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza davacının yaptığı masraf ve iyileştirmelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine ilişkindir.

Türk Medeni Kanunun 722/1 maddesi hükmü gereğince. "Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin ya da bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur. Arazinin maliki de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir." Aynı Kanunun 723.maddesi gereğince.

Malzeme sökülüp alınamazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir. Anılan hükümler, esas itibariyle (BK'nın 61 ve devamı maddelerinde) TBK'nın 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir.

Bu bağlamda davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesinde, 14.02.1951 tarih ve 1949/17-1951/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davacının iyi niyetli olup olmadığının mahkemece kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir. Dosyanın incelenmesinde; mahkemece tarafların tapuya göre değil kendilerinin belirledikleri sınırlara göre taşınmazları kullandıkları, dava konusu taşınmazın tapulu taşınmaz olduğu anlaşılmakta olup, bu halde davacı iyiniyetli malzeme sahibi olarak nitelendirilemeyecektir. Bu durum karşısında davalı taraf,Türk Medeni Kanunu'nun 722- 729 maddeleri uyarınca asgari levazım bedelinden sorumludur.

Gerek öğreti ve gerekse uygulamada asgari levazım değerinin, tüm malzemenin işçilik ve bakım giderlerinin gözetilmeksizin, piyasadaki en düşük değerlerinden, dikim yılı veya yıllarına göre yıpranma payı düşüldükten sonra elde edilecek miktar şeklinde hesaplanacağı da benimsenmiş bulunmaktadır.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; ağaçların dava tarihi itibariyle yaşları esas alınarak dikim tarihinden dava tarihindeki yaşlarına gelinceye kadar fidan bedeli, fidan bakım masrafları da dahil olmak üzere yapılan tüm masraf unsurları dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, mahkemenin bu rapor doğrultusunda ve davacının kötüniyetli olduğu, keşif sırasında dava konusu ağaçların sökülüp alınmadığından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, ağaç ıslah/ihya bedeli olarak bilirkiş raporunda belirlenen 19.715 TL tazminatın davalından tahsiline hükmedildiği anlaşılmıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan esaslar ve Dairemizin içtihatları dikkate alınmak sureti ile asgari levazım bedeli konusunda uzman ve ehil bilirkişiden rapor alınıp, hesaplanacak bu bedel üzerinden davanın kabulü gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı taraf yararına HUMK' un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK' un 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/1353, K. 2019/2655, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1353
Karar No
2019/2655
Tarih
27 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/1354 K.2019/1340
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/1354 K.2019/2207
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/1357 K.2019/1343
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/1358 K.2019/2524
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/1358 K.2019/23868
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/1359 K.2019/2905

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.