KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/4719 E., 2018/10048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2018
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
..... Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı şirketin iki ayrı elektrik aboneliği nedeniyle düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000 TL'nin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23.12.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 1.371.918,66 TL'ye artırmıştır.
Davalı; istirdadı istenilen bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 298/2. maddesinde; gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; tefhim edilen kısa kararda alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda alacağın işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Buna göre, mahkemece; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, açıklanan hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
.....
.....
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/4719, K. 2018/10048, 16 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama