KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/5528 E., 2018/12092 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2018
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı dağıtım şirketinin düzenlediği faturalar ile kendisinden kayıp-kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, per.sat.hiz.bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedeli ve bu bedeller üzerinden alınan TRT payı, enerji fonu, BTV adı altında geriye dönük 10 yıl içinde kendisinden hukuka aykırı olarak tahakkuk ve tahsil edilen tüm bedellerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile 100 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kayıp-kaçak bedelinin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Somut olayda; davacı, davanın açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalı, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Davacı tarafından, davalıdan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmeti ve sayaç okuma bedellerinin tahsilinin talep edildiği davada, “konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişikliğinin bir sonucudur. Bu itibarla, dava açıldığı tarihte, yapılan yasa değişikliği henüz ortada bulunmadığından, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
O halde; mahkemece, dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle, davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildikten sonra davacı yararına (davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek miktar üzerinden dava değerinin arttırılacağının belirtilmiş olması nedeniyle) maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/5528, K. 2018/12092, 27 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama