İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/7640 K.2019/168

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2018/7640Karar2019/168Tarih16 Ocak 2019Okuma4 dk · 887 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2018/7640 E., 2019/168 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

887 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı Belediye'nin 22/12/2010 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak kendisi hakkında 79.500TL zimmet iddiası ile ihbarda bulunması üzerine hakkında soruşturma başlatıldığını, bu soruşturma aşamasında iddia edilen zimmet açığını Belediye hesaplarına yatırdığını, ne var ki soruşturma neticesinde kendisi hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, bunun üzerine davalı hesabına yatırdığı bedelin iadesi amacıyla takip başlattığını ileri sürerek, borçlunun icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden fazla olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; davacının bir zararı var ise bunu idareden talep etmesi gerektiğini, davacının Belediye hesaplarında sebep olduğu zararın giderilmesi için ödeme yaptığını açılan davanın haksız ve hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, idari yargının görevli olduğu gözetilerek davanın usülden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Anılan karar Dairemizin 2016/7232 Esas- 2017/15515 Karar sayılı ve 08.11.2017 tarihli kararı ile “Dava konusu uyuşmazlık, davalı Belediye'nin davacı hakkında zimmet suçundan şikayetçi olması sonucu savcılık tarafından yapılan soruşturma sırasında, davacı tarafından ödenen şikayete konu bedelin, soruşturma neticesinde davacı hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. İdarenin bir tasarrufundan dolayı idare mahkemesine iptal davası açılabilmesi için, idarenin hukuk düzeninde değişiklik yaratan

kesin ve yürütülmesi zorunlu olan bir işleminin bulunması gerekir. Somut olayda, davalı idare tarafından alınmış böylesi bir idari karar ya da tasarruf bulunmamaktadır. Bu durumda idarece alınmış bir karar bulunmadığı anlaşıldığından (ve ortada iptale konu bir idari işlem olmadığından) davaya adli yargı yerinde bakılması gerekirken, mahkemece yazılı gerekçelerle yargı yolu gözetilerek davanın usulden reddedilmiş olması doğru görülmemiştir. ” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra verilen 10.05.2018 tarihli son kararda; davacı ... tarafından soruşturma aşamasında yapılan ödemenin, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma maksatlı olduğu, 79.500 TL'yi 02/11/2012 tarihli bilirkişi raporuna göre teslimi yapılan otobüs biletlerinin karşılığı olarak ... Belediye Başkanlığı hesaplarına kendi isteği ile yatırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, ceza soruşturmasında davacı tarafından ödenen şikayete konu bedelin, soruşturma neticesinde davacı hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, davacı tarafça davalı kurum hesabına otobüs biletleri karşılığı olarak yatırılan 79.500 TL'nin tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.

Bilindiği üzere, ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda Türk Borçlar Kanunu'nun 74.maddesinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.”

Görüldüğü üzere TBK'nın 74. maddeleri uyarınca hukuk hakiminin ceza hukuku kuralları ile bağlı olmadığı, ceza mahkemesi kararları karşısında hukuk hakiminin bağımsızlığı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Her ne kadar kanun maddesinde, yalnızca kusur unsuruna değinilmiş ise de bağımsızlık etkisinin uygun illiyet bağı ve hatta fiil yönünden de geçerli olduğunu söylemek mümkündür. Aynı durum, madde metninde zikredilmeyen mahkumiyet kararları için de geçerlidir. Hukuk hakimi, ceza kararlarını ve orada yer alan değerlendirmeleri serbestçe gözönünde tutarak ondan yararlanabilir.

Hukuk hakiminin bağımsızlık ilkesi, ceza hukukuyla medeni hukukun amaçlarının, haksız fiile suçun unsurlarının kabul ve oluşumunun, her iki hukuk dalında yargılama usulü ile delillerin takdirinin farklı olmasına dayanmaktadır. Haksız fiil unsurlarının her iki hukuk dalında ifade ettikleri anlam birbirinden farklıdır.

Hukuk hakimi, ceza kararları karşısında kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsızdır. Maddi fiilin tespitinde hukuk hakimi dilerse, kendi açısından yeni bir tespit ve araştırma yapabilir.

Ne var ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Hukuk hâkiminin, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/11-413 Esas ve 2012/901 Karar sayılı ilamı) Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (HGK, 10.01.975 gün ve 1971/406 E., 1975/1 K.; HGK, 23.01.1985 gün ve 1983/10-372 E., 1985/21 K. sayılı ilamları).

Yukarıda açıklanan ilkelerin ışığında somut olayda; davacı hakkında zimmet suçunun işlendiği iddiasıyla başlatılan ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda, bilet zimmet ve kayıt defterleri ile banka kayıtlarının uyumsuz olduğu bu nedenle yapılan incelemede zimmetin tespit edilemediği belirtilmiş, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, iddialara yönelik somut olgulara dayanan delil elde edilemediği, yeterli suç şüphesinin bulunamadığı gerekçesiyle şüpheli ... hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, hukuk hakiminin ceza kararları ve oradaki değerlendirmeler ile bağlı olmadığı, kusurun varlığı ve derecesi, zarar miktarının tayini yönünden bağımsız olduğu ve bu nedenlerle maddi fiilin tespitinde dilerse, kendi açısından yeni bir tespit ve araştırma yapabileceği düşünülerek, davacının zimmet eylemi nedeni ile sorumluluğunun tespiti açısından konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yukarıdaki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK' un 440 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/7640, K. 2019/168, 16 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/7640
Karar No
2019/168
Tarih
16 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/7640 K.2019/884
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/7642 K.2019/262
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/7645 K.2019/263
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/7645 K.2019/71
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/7646 K.2019/70
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/7648 K.2019/591

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.