KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2018/881 E., 2019/5461 K.·Mahkemesi : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2019
- Mahkemesi
- DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı tarafından yanlış tarife uygulanarak bu bedelin yüksek fatura düzenlendiğini, ve 211.777.41.-TL fazla ödendiğini ileri sürerek,bu bedelin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın 68.712.76.-TL yönünden feragat nedeni ile reddine, kalan 143.064.65.- TL dava tarihinden avans faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, tarafların sair istinaf taleplerinin reddine, davacı vekilinin faiz başlangıcına ilişkin istinaf talebinin kabulüne, davanın kısmen kabulüne, 68.712,76 TL tutarla sınırlı olmak üzere davadan feragat edildiği anlaşıldığından 68.712,76 TL yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Kalan 143.064,65 TL'nin davalının temerrüde düşürüldüğü 19/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Somut olayda, 18/05/2016 tarihli, iki elektrik mühendisi ve bir hukukçu tarafından hazırlanan bilirkişi kurulu raporunda yapılan fazla ödemenin 143.064.65.- TL olduğu belirtilmiş, davacı kurumun Genel Müdürlüğünün 03/08/2016 tarihli oluru ile de 68.712.76.-TL bedelden feragat edilmiştir.
Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İade talebinde bulunulmadan temerrüt faizi işlemez.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya yazılan 19/09/2014 tarihli yazıda "şirketiniz tarafından yanlış tarife uygulamasından kaynaklı olarak fazladan tahsil edilmiş olan bedellerin hesaplanarak tarafımıza iade edilmesi gerekir" ifadesi kullanıldığı, davalının davacıya yazdığı 03/11/2014 tarihli yazıda ise “fatura itiraz süresi geçtiği için talep değerlendirilemedi " ifadesi kullanıldığı anlaşılmaktadır. 19.09.2014 tarihli yazıda dava konusu talebe ilişkin herhangi bir miktarın açıkça belirtilip davalıdan talep edilmediği, bu nedenle söz konusu yazının usulüne uygun bir ihtarname olarak değerlendirilemeyeceğinden, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği anlaşılmaktadır.
O halde, bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gözetilerek, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/881, K. 2019/5461, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama