İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/1807 K.2019/4037

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin…

Esas2019/1807Karar2019/4037Tarih2 Mayıs 2019Okuma5 dk · 1.045 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2019/1807 E., 2019/4037 K.·Mahkemesi : Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mayıs 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.045 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Asıl davada kiracı; 25.09.1988 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle kiraya verene ait 20 dönümlük tarla üzerinde hasılat kiracısı olduğunu, 25 yıl süreli sözleşmenin 25.09.2013 tarihinde sona ereceğini ancak davalının tutum ve davranışından kaynaklanan nedenlerle kiralanan taşınmazı 2008 yılı Mayıs ayında terk etmek zorunda kaldığını, sözleşmenin son 5 yılının uygulanamadığını, bu şekilde 5 yıllık süre için ortaklık payı kazancı elde edemediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 20.000,00 TL gelir kaybı zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 24.05.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini; hasılat kaybı alacağının 6 yıllık dönem için hesaplanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin saklı tuttuğu hak sebebiyle 39.766,00 TL olarak artırmıştır.

Davalı, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek davanın reddini dilemiştir.

Birleştirilen davada ise kiraya veren; kiracının son 5 yıllık hasılat kira alacağını ödemediğini, sözleşmenin 4. maddesine aykırı davranarak işletmeye gereği gibi bakmadığını, bakım görevinin ihmali nedeniyle uğranılan zarar karşılığı 13.725,00 TL ile son 5 yılın ödenmeyen hasılat payı alacağı 41.390,00 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini, sözleşmenin de akde aykırılık sebebiyle feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davalı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14.H.D.nin 25/04/2011 tarih ve 2011/2613-5549 E/K sayılı ilamı ile; asıl ve birleşen davada sözleşmenin ifa edilmediği son 5-6 yıllık dönemden elde edilecek hasılat kaybı bulunurken, öncelikle hasılatın bu dönem içinde ne olacağı hesaplanmalı, bundan hasılat elde edilmesi için yapılacak her türlü giderler bulunarak düşülmeli, bunlardan da kiracının boş kalacağı dönem içerisinde başka işten sağladığı veya sağlamaktan kasten kaçındığı değerler ne olacaksa düşülmeli,

böylelikle kiracının sözleşme çerçevesinde ve ancak sözleşmeye uygun hasılat kira payından alacağı bulunmalı ve ona hükmolunmalı ayrıca bakım ve sulama görevinin ihmali nedeniyle uğranılan zararın hesabında da aynı yöntem uygulanarak yeniden inceleme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davanın kısmen kabulü ile; taraflar arasındaki 25/09/1988 başlangıç tarihli ve 25 yıl süreli iştirakli hasılat kira sözleşmesinin uygulanmayan 2008-2013 dönemlerine ilişkin 14.533,95 TL hasılat payı zararı alacağının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

1-) Asıl dosyaya ilişkin tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; davaya dayanak yapılan 25.09.1988 başlangıç tarihli ve 25 yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

İlgili sözleşme ile 20 dönümlük taşınmazın kiraya verildiği ve bahçenin bilimum bakım ve sulama işlerinin kiracıya ait olduğu, bakımsızlık ve ilgisizlik olması halinde mülkiyet sahibinin yasal yollara başvurabileceği, bahçenin meyve vermesinden sonra hasat, ambalaj ve pazarlama işlerinin müşterek olup tutarın müştereken pay edileceği kararlaştırılmıştır.

Davacı dava dilekçesinde erken tahliye nedeniyle 2008-2013 yılları arası mahrum kalınan gelir kaybının tahsilini istemiş olup Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü açısından tazminat miktarının belirlenmesine yönelik birden fazla rapor alındığı, her bir raporda ayrı ayrı hesaplamalar yapıldığı ve farklı tespitler ile tazminat miktarları bulunduğu, yine Mahkemece hüküm fıkrasında belirlenen rakama nasıl ulaşıldığının izahı yapılmayarak, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof.

Dr. Lütfi Pırlak ve Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 05/01/2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile aktüerya bilirkişi ... tarafından sunulan raporlara teknik olarak itibar edildiği ancak yapılan hesaplama hatalarının düzeltilerek sonuca gidildiğinin belirtilmekle yetinildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak takdiri delil olan bilirkişi raporu hakimi bağlamaz, hakim raporu serbestçe takdir eder.

Ancak yargı kararlarının gerekçeli olması emredici kural olduğundan, hakim dosyada bulunan bilirkişi raporuna aykırı hüküm tesis ederken gerekçelerini açıklamakla yükümlüdür. Diğer taraftan, raporlar arasında çelişki bulunması halinde bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekir.

Somut olayda raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve hüküm fıkrasında belirlenen rakama nasıl ulaşıldığının izahının yapılmadığı anlaşılmakta olup, bu haliyle hüküm denetime elverişli değildir.

O halde Mahkemece, önceki bozma ilamında belirtilen maddî ve hukukî olgular gözetilerek, taraf itirazlarını karşılayacak nitelikte ve raporlar ve dosya kapsamındaki tespitler arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, somut verilere dayalı, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; birleşen dosya davacısı kiraya veren mirasçılarının birleşen davaya ilişkin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

3-) Birleşen dosyada davacıların kira alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; her ne kadar Mahkemece son beş yıllık hasılat kirası gelir payının asıl davacı tarafından davalıya ödenmediğinin yazılı delil ile kanıtlanamadığı, ispat yükünün asıl davalı yan üzerinde olduğu, asıl davalının gelir payını alamadığına ilişkin iddianın soyut kaldığı, asıl davacı ...'ün sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiği,

bu hususların Mahkememizce bozma sonrası temin edilen muhtelif bilirkişi raporlarıyla sabitlendiği nazara alınarak birleşen davada talep edilen son beş yıllık hasılat kirası gelir payı talebinin reddine karar verilmiş ise de; ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur.

HMK’nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat edilemez. Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfeti kiraya verene, kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise kiracıya düşer.

Bu durumda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemece, kiraya verenin kira alacağının bulunup bulunulmadığının araştırılarak hasıl olunacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ispat külfetinin kiraya verende olduğu belirtilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacılarının sair temyiz itirazlarının reddine, birinci bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik tarafların, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya yönelik birleşen dosya davacılarının temyiz itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/1807, K. 2019/4037, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1807
Karar No
2019/4037
Tarih
2 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2019/1807 K.2019/5994
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/1807 K.2019/3250
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/1807 K.2019/4246
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/1807 K.2019/8382
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2019/1808 K.2019/3014
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/1808 K.2019/8858

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.