KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/3548 E., 2019/6762 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda, davalılar Ankara ...ile ... Belediye Başkanlığı haklarındaki davanın tefriki ile dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle usulden reddine, davalı TEDAŞ (BEDAŞ) hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar haklarındaki davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalılardan Ankara ...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı il özel idaresinin mülkiyetinde bulunan ... Çarşıda 24/12/2003 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda, aynı çarşıda kiracı olarak bulunduğu işyerindeki ticari mallar ile demirbaş eşyaların tamamının hasar gördüğünü, yangını bizzat başlatan 66-67 nolu dükkan kiracısı davalı ... ve işçisi olan davalı ...'ın, malik olarak gerekli tedbirleri almayan davalı İl Özel İdaresinin, çarşıda proje dışı yapılanmaya müsade eden davalı ... Büyükşehir Belediyesi ile ...
Belediyesinin ve mesai günleri ve saatleri dışında çalışma yapabileceği halde yoğun saatlerde bakımlar yapması nedeniyle elektrik kesintilerine neden olduğundan dolayı davalı ...'ın meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31/12/2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 122.790,94 TL'ye çıkartmış ve ıslah edilen maddi tazminat tutarı ile manevi tazminatın davalı ...
(TEDAŞ) dışındaki davalılardan olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı İl Özel İdaresi; idarenin yangının meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının davalılardan ... ile ...
Belediye Başkanlığı aleyhine açmış olduğu davanın reddine, diğer davalılar hakkında açtığı davada; manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kabulü ile 122.790,94 TL maddi tazminatın (1.000 TL'sinin 24/12/2003 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile kalan miktarın ise 31/12/2013 ıslah tarihinden itibaren ticari faizi ile) davalılar ..., ..., Ankara İl Özel İdaresi (ve devredildiği Ankara Büyükşehir Belediyesinden) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair verilen hüküm,
davacı ile davalılardan Ankara ...tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 14/03/2017 tarihli ve 2015/19430 E. 2017/3009 K. sayılı ilamıyla; tarafların sair temyiz itirazları reddedilerek, hüküm altına alınan tazminata olay tarihinden faiz yürütülmesi ve ruhsat verme işlemi nedeniyle davalı belediyeler aleyhine açılan dava hakkında idari yargının görevli olması nedeniyle yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece, davacının; Ankara ...ve ... Belediye Başkanlığı hakkında açmış olduğu davanın tefriki ile uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargının görevinde olması nedeniyle dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle usulden reddine, davalılardan BEDAŞ (TEDAŞ) hakkında açmış olduğu davanın reddine, diğer davalılar hakkında açtığı davada ise; manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kabülüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılardan Ankara ...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre; davacı tarafın bütün, davalı tarafın ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Bilindiği üzere, mahkemenin Yargıtay tarafından verilen bozma kararına uyması sonucunda, bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir.
Buna göre, mahkemece; uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca, davalı belediyeler hakkındaki davanın, dava şartlarının bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, hükümde hem davanın tefrikine hem de usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, hakkındaki dava usulden red edilmiş olan davalı ... lehine AAÜT'nin 7 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/3548, K. 2019/6762, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama