KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/3755 E., 2019/8285 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2019
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ... ilçesi ... mahallesinde bulunan ... adına kayıtlı 330 m2 yüz ölçümlü alan ile tescil harici 9.885m2 yüz ölçümlü alan toplamı 10.215 m2 lik alanın 22.07.1993 -22.07.2003 tarihleri arasında dava dışı ...
Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği'ne kiraya verildiğini, 12.10.2005 tarihinde yapılan ihale sonucu 14.11.2005 tarihinde yapılan yer teslimine kadar aradaki dönemde sözleşmesiz kullanımın devam ettiğini, birlik tarafından 19.06.2003- 21.10.2005 tarihleri arasında yetkisiz olarak 49.527.-TL tahsil edildiğini, Balıkçı Barınakları Yönetmeliği'nin hasar tespiti başlıklı 14. maddesinin son fıkrasında " 6237 sayılı Limanlar İnşaatı Hakkında Kanunu'nun 5. Maddesine göre her yılın brüt gelirinin %10'u barınak işletmecisi tarafından hazineye yatırılacağının " düzenlendiğini,
tahsil edilen miktar üzerinden %10 hasılat payına tekabül eden miktar kadar davacının zararı oluştuğunu belirterek 4.952.-TL alacağın ödenmesi gerektiği 22.07.2003 tarihinden itibaren gecikme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar husumet itirazında bulunmuş, ayrıca davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hükmün bir kısım davalılar tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18/06/2018 tarih, 2017/11296 Esas, 2018/6659 Karar sayılı ilamı ile, " Davacı ile dava dışı ... Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği arasında 22.07.1993 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, nitekim 21.10.2005 tarihli on yıl süreli yeni kira sözleşmesinin de dava dışı birlik ile imzalandığını, dava konusu dönem ilk sözleşmenin bitim tarihi ile yeni sözleşmenin imzalanması arasındaki dönemi kapsamakta olup davalılara husumet yöneltilemez.. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesinde; “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda; Davanın temyiz eden davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi üzerine kendisini vekil ile temsil ettiren yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 436/2. maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/3755, K. 2019/8285, 23 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama