KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/3954 E., 2019/8669 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2019
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile 28/03/2002 tarihinde evlendiklerini, üç tane çocuklarının olduğunu, davalının başka bir hanım ile birlikte olduğunu kendisini evden kovduğunu, ailesinin yanına döndüğünü ileri sürerek kendisi için aylık 300.00.-TL, çocuklar için aylık 250.00.-şer TL nafaka ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, daha sonra yalnızca kendisi için nafaka talep ettiğini belirtmiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı için dava tarihinden itibaren aylık 300.00.-TL tedbir nafakasının davalıdan alınmasına, çocuklar için nafakaya hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş , hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir .
1-) HMK.nın hukuki dinlenilme başlıklı 27.maddesi uyarınca; davanın tarafları, kendi haklarıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda Hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için Kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.
Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasa'nın 36. maddesiyle düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin, doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasası'nın 36. maddesi ile 6100 sayılı HMK.nun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmediği için hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda, mahkemece yalnızca davacı taraf duruşmaya davet edilmiş ,davalı tarafa ise dava dilekçesi ile tensip tutanağı tebliğ edilmiş, duruşma tarihi davalıya tebliğ edilmeden yargılama sürdürülüp karar verilmiştir. Anılan nedenlerle hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir .
2-) Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/3954, K. 2019/8669, 4 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama