KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/4165 E., 2019/9976 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2019
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı Vakıf ile aralarında kira sözleşmesi bulunduğunu, 31/12/2005 tarihine kadar tahakkuk etmiş olan kira bedellerinin tamamının davalıya ödendiğini, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 03/01/2006 tarihli ihbarname ile kiralananın tasarruf hakkının 18/07/2005 tarihi itibariyle Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'na geçtiğinin bildirildiğini ve bu nedenle 18/07/2005-31/12/2005 tarihleri arasında tahakkuk eden ecrimisil bedelinin ödenmesinin istendiğini, bu bedelin İdareye ödendiğini belirterek davalı Vakfa yapılan 18/07/2005-31/12/2005 tarihleri arasındaki kira bedeli ödemelerine ilişkin olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL alacağın 31/12/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece iadesi talep edilen kira bedeli ödemelerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişkinin ve hukuki ihtilafın kira sözleşmesinden kaynaklandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 147. maddesi (818 sayılı BK. 126/1. maddesi) hükmüne göre kira alacağından doğan davalar beş yıllık zamanaşımı süresine, kira alacağı dışında kira sözleşmesine dayanılarak açılan alacak ve tazminat davaları TBK'nun 146. maddesi (BK. 125. maddesi) hükmüne göre on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Dava konusu ihtilaf kira sözleşmesinden kaynaklandığı için sözleşmelerde uygulanan zamanaşımı süresinin geçerli olduğunun kabulü zorunludur. Dava, on yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığına göre işin esası incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın kira bedeline ilişkin hükümlere tabi olduğu değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4165, K. 2019/9976, 11 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama