KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/4245 E., 2019/10119 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2019
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının 2013/2014 eğitim öğretim döneminde öğrenci yetiştirme kursunda çalıştığını, fazla ödeme yapıldığını, ödemeye yanaşmadığını, fazla aldığı kurs ücretini iade etmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 3.020.14.-TL ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı, idari yargının görevli olduğunu, altmış günlük sürede istenilmediğini, kusurunun olmadığını, faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, 3.015.43.-TL ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6098 sayılı TBK’nın 117.maddesi ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir.
Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüd için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur.
Dosyadaki belgelerden, 27/03/2015 tarihli yazı ile davalıya 5 taksitle ödeme imkanı tanınarak hesap numarası bildirildiği, davalının 30/03/2015 tarihli dilekçesi ile ödeme yapmayacağını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının 30/03/2015 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Faizin bu tarihten itibaren başlatılması gerekirken mahkemece ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4245, K. 2019/10119, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama