KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/4482 E., 2020/37 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2020
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; ... Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Karaköy şefliği orman muhafaza memurluğu tarafından davalı hakkında 26/07/2013 tarih ve 276-02 sayılı tutanak tutulduğunu, davalının haksız eylemi nedeniyle 20.061,03 TL yangın söndürme masrafı olduğunu ileri sürerek, belirtilen tutarın olay tarihi olan 26/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı velisi ... ; ceza soruşturması neticesinde davalı ... hakkında koğuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, dava konusu tutanağın görgüye ve bilgiye dayanmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.354,76 TL 'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar Dairemizin 21.03.2018 tarihli 2016/13458 E. 2018/2790 K. sayılı kararıyla; somut olaya ilişkin ceza soruşturması neticesinde olayın meydana gelme sebebine ilişkin kesin bir tespit yapılamadığı gibi, mahkemece yapılan yargılama sırasında da, davalının yangına sebebiyet verecek nitelikte bir fiilinin bulunduğunun saptanamadığı,
haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zararın doğmasının, zarar ile fiil arasında da illiyet bağının bulunmasının gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, olay yerine çok yakın mesafede davalı çocuğa ait şeker kabına rastlanmasının tek başına yangın olayı ile davalı çocuğun fiili arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun kabulüne yetmeyeceği bu nedenle de ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece dosya kapsamındaki tespitlere göre davalı çocuğun fiili sabit olmadığından bozma ilamına uygun olarak ispat edilemeyen davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca tahsili gerekli 44,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 342,60-TL'den mahsubu ile fazla alınan 298,20-TL'nin karar kesinleştiğinde talep ve istek halinde davacıya iadesine karar verilmiş, söz konusu karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının hükmedilen harca yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
28/04/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile 31.10.1985 tarihli ve 3234 sayılı ...
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye "Genel Müdürlük, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kağıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır." fıkrası eklenmiş olduğundan, anılan hüküm uyarınca harçtan muaf olduğu halde davacı ... aleyhine harca hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4482, K. 2020/37, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama