KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/5146 E., 2019/8814 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2019
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kira bedelinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile aralarında 01/07/2010 başlangıç tarihli on bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalı kiracının son dönemde ödediği kira bedelinin net 910.-TL olduğunu, emsallere göre kira bedelinin düşük kaldığını belirterek 01/07/2014 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin net 5.500TL olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı; kira sözleşmesinde artış oranının %10 olarak kararlaştırıldığını, kiralarını düzenli olarak ödediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu mecurun aylık kira bedelinin 01/07/2014 tarihinden itibaren 964TL olduğunun tespitine dair verilen hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12/03/2018 tarih 2017/6377 Esas, 2018/2255 Karar sayılı ilamı ile, "....davalılardan Osman Çeltikçilioğlu 12.11.2013 tarihli duruşmada ödenen kira bedelinin 1.250TL olduğunu, 15.01.2015 tarihli duruşmada ise brüt 1.408.-TL ödediğini bildirdiği;
davacı vekili ise temyiz dilekçesinde 2014 yılına ait ödenen aylık kira bedelinin 1.250TL olduğunu beyan etmekle davalının talep edilen dönemde kabul edip ödediği kira bedeli dosya kapsamından anlaşılamadığından, Mahkemece talep edilen dönemde davalının kabul edip ödediği kira bedeli üzerinde durularak, hüküm altına alınacak kira bedelinin davalı kiracının kabul edip ödediği miktardan az olamayacağı nazara alınarak kira bedelinin tesbitine karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu kiralananın aylık kira bedelinin 01/07/2014 tarihinden itibaren aylık net 1.150TL olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin, " Avukatlık ücretinin aidiyeti, sınırları ve ortak veya değişik sebeple davanın reddinde davalıların avukatlık ücreti başlıklı 3. maddesinde " (1) Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur. (2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur., düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kısmen kabul kısmen redde yönelik verilen karar tüm davalılar için aynı sebepten dolayı verilmiş olmasına rağmen kendini vekil ile temsil ettiren davalılar için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece; yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, yukarıda belirtilen yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5146, K. 2019/8814, 6 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama