KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2019/5479 E., 2020/8047 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
Karar Metni
633 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen vasiyetnamenin iptali mümkün olmaması halinde tenkis davasının açılmamış sayılmasına dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 22/12/2020 tarihinde taraflardan kimsenin gelmediği anlaşılmakla işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; mirasbırakan ...'nun 25.11.2013 tarihinde vefat ettiğini, Bolu 6. Noterliğince düzenlenen 09.03.2012 tarihli vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, miras bırakanın malvarlığının en değerli kısımlarını davalılara vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin şekil şartlarına haiz olmadığını, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte hukuki ehliyetinin bulunmadığı gibi, vasiyetnamenin hata ve hile ile iradenin fesada uğratılarak tanzim edildiğini, miras bırakanın ölümünden önce sattığı taşınmazların bedellerinin terekede mevcut olmadığını, saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek; vasiyetnamenin iptaline, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; vasiyetnameyi kabul etmediğini belirterek, davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; eksik harcın verilen usulüne uygun ihtaratlı ara kararına rağmen ikmal edilmediği gerekçesiyle, HMK’nın 150/1 inci maddesi gereğince dava dosyasının eksik harç ikmal edilerek yatırılmasına kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, bilahare davanın 16/05/2017 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna müracaat edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince; davadaki taleplerden tenkis isteminin nisbi harca tabi olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava; vasiyetnamenin iptali, mümkün olmaması halinde tenkisi istemine ilişkindir.
Tecditli olarak açılmış olan tenkis (indirim) davası; mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının (tebberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır.
Bu bağlamda açılan davalarda, davacının dava dilekçesinde açık hesap yapılmadan göstermiş olduğu değer harca esas değer olarak belirlenmektedir.
Mahkemece; tenkis istemi yönünden, yargılama sırasında yaptırılan hesaplama sonucunda saklı paya el atılan miktarın daha fazla olduğunun tespiti halinde, tespit edilen bu miktara harcın tamamlatılması gerekmektedir. Başka bir deyişle tenkis davalarında dava dilekçesinde gösterilen değer harca esas değer olup, bağlayıcı değildir, amaç el atılan saklı payın karşılığının tamamlattırılmasıdır.
Somut olayda ise mahkemece; dava konusu taşınmazlar ve vasiyetnameye konu aracın bilirkişi raporunda belirtilen değerleri toplamı olan 2.579,316 TL üzerinden alınması gerekli peşin harcın 44.048,26 TL olduğu, davacının miras payı olan 1/4’e bölünmesi sonucunda ortaya çıkan 11.012,06 TL harçtan peşin yatırılan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.841,26 TL harcın gelecek duruşma gününe kadar yatırmak üzere davacı vekiline süre verildiği ve bilahare eksik harcın yatırılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu maddi ve hukuki durum uyarınca mahkemece; yaptırılan hesaplama sonucunda davacının saklı payına el atılan miktarın dava dilekçesinde gösterilen değerden daha fazla olduğunun tespiti halinde, tespit edilen bu miktar üzerinden harcın tamamlatılması gerekmekte iken, bilirkişi raporu ile tespit edilen aktif tereke üzerinden harç hesap edilerek tahsili için davacı tarafa süre verilmesi, sonrasında eksik harcın yatırılmaması nedeniyle, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/5479, K. 2020/8047, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama