KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/11688 E., 2021/2212 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istirdat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile aralarında 25/02/2013 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, kira sözleşmesinin 11. maddesinde "Kiracının fesih talebinde bulunması, kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, kiralananı amacı dışında kullanması,
taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işletme ruhsatının her ne sebeple olursa olsun iptal edilmesi hallerinde kira sözleşmesi 2886 Sayılı Kanunun 62. maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın idarece feshedilerek kesin teminatı gelir kaydedilir ve cari yıl kira bedeli tazminat olarak tahsil edilir." hususunun düzenlendiğini, kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin 01/04/2013 tarihinde davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilerek kesin teminatın gelir kaydedildiğini, tek taraflı fesih hukuki sonuç doğurmayacağından gelir olarak kaydedilen 39.000TL kesin teminatın,
gelir olarak kaydının yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13/02/2019 tarih 2017/4489 Esas 2019/1075 Karar sayılı ilamı ile sair hususlar incelenmeksizin " ... uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Mahkemece davanın kabulü ile 39.000 TL'nin gelir olarak kaydının yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Hükmedilen karar ilam harcına yönelik olarak yapılan incelemede;
Davalı taraf 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf bulunmaktadır. Mahkemece davalı tarafın harçtan sorumlu tutulmuş olması doğru değil ise de, anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/11688, K. 2021/2212, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama