KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/2496 E., 2021/4171 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2021
- Mahkemesi
- ... 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen sözleşmenin feshi, cezai şart, reçete bedeli kesintisi işlemlerinin iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; ... Eczanesi’nin sahibi olduğunu, Kurum tarafından sahte olarak düzenlenmiş bir kısım reçetelerin Kuruma fatura edildiği gerekçesiyle 2010 yılında hakkında cezai işlem uygulandığını ve aynı cezai işleme konu reçeteler yönünden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/181 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını ve bu davada mahkemece beraatine karar verilmesine ve kararın kesinleşmesine rağmen, Kurum tarafından cezai işlemin 2015 yılında uygulanmaya başladığını belirterek hakkında verilen 2010 tarihli davalı kurum işleminin iptalini istemiştir.
Davalı; 2010 yılı ilaç alım protokolünün 6.3.3, 6.3.10, 6.3.12, 6.3.9, 6.3.24, 4.3.6, ve 6.9. maddelerince 2 yıl süre ile sözleşme feshi ve 89.391,71 TL cezai müeyyide uygulandığını ve uygulanan cezaların protokol ve mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini dilemiştir
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile, davacı eczacı hakkında eczane sözleşmesinin 2 yıl süre ile feshine ve 89.028,10TL cezai şart uygulanmasına ilişkin işlemin iptaline, fazlaya ilişkin 362,90TL cezai şarta yönelik talebin ise reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2009 Protokolü’nün 6.3.10. maddesinde yer alan hasta veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edilmesi eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkindir.
Davalı Kurumca, davacı eczane hakkında inceleme yapılarak beyanları alınan 28 hastanın reçetelerinde teslim edilmeyen ilaçların bulunduğunun anlaşılması üzerine 2009 protokolünün 6.3.10. maddesi uyarınca cezai işlem uygulanmıştır.
Bu cezai işlemin konusu; hastaların ilaçları almaması olmasına rağmen, mahkemece hastaların tamamı dinlenmeden, ceza yargılamasında da dinlenilmemiş olmalarına rağmen, ceza yargılamasındaki beyanlarının dikkate alındığı gerekçesiyle, bu cezai işlem yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Ancak HMK md. 31 uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında olmak üzere 2009 protokolünün 6.3.10. maddesine dair kurum işleminin konusunu oluşturan reçetelerde adı geçen hastaların tamamının mahkemece tanık olarak dinlenmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece teftiş sırasında dinlenen hastaların tanık sıfatıyla beyanları alınarak cezai işleme konu reçetelerdeki ilaçları alıp almadıkları sorulduktan sonra, teftiş sırasında alınan beyanları ile çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilerek;
tarafların tüm delilleri, 2009 protokolünden sonra yürürlüğe giren protokollerde lehe hüküm bulunması halinde ilgili maddeleri değerlendirilmek suretiyle, her hasta bazında cezai işlemin uygulanması gerekip gerekmediği tek tek belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/2496, K. 2021/4171, 15 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama