İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/2630 K.2020/4515

Davacılar ..., ... ve ... ile davalı ... EDAŞ arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarına dair Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/10/2018 tarihli ve 2016/37 Esas 2018/500 Karar sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 26/12/2019…

Esas2020/2630Karar2020/4515Tarih22 Eylül 2020Okuma5 dk · 1.023 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/2630 E., 2020/4515 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Eylül 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.023 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar ..., ... ve ... ile davalı ... EDAŞ arasında birleştirilerek görülen tazminat davalarına dair Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19/10/2018 tarihli ve 2016/37 Esas 2018/500 Karar sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 26/12/2019 tarihli ve 2019/2545 Esas 2019/10584 Karar sayılı kararın düzeltilmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar; davacı ...'in, 20/01/2007 tarihinde evinin üstünde oyun oynadığı sırada, binanın yakınından geçen yüksek gerilim hattından dolayı elektrik akımına kapılarak yaralandığını, 09/03/2007 tarihine kadar rehabilitasyon merkezinde tedavi gören davacı ...’in sağ el bileği ve dirseğinde hareket kısıtlılığı meydana geldiğini, vücudunda yanmaya bağlı olarak kalıcı izler kaldığını, davacıların uğradıkları zararlar nedeniyle yapı eserinin maliki olan davalı şirketin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 58 inci maddesi gereğince sorumlu olduğunu ileri sürerek;

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı ... için 500 TL geçici iş göremezlik, 4.000 TL sürekli iş göremezlik, 1.000 TL ileride yapılacak estetik tedavi ve ameliyat gideri olmak üzere 5.500 TL maddi ve 60.000 TL manevi; davacı ... için davacı ...’in özel bakımı ve ihtimamı nedeniyle 1.000 TL ve belgelenemeyen hastanede refakat döneminde yapılan masraflar karşılığı 3.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi;

davacı ... için davacı ...’in bir yıllık eğitim gideri için 500 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişler, 29/11/2012 tarihli ıslah dilekçeleriyle; davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 53.532,65 TL’ye, estetik tedavi ve ameliyat gideri talebini 70.000 TL’ye, davacı ... için bakıcı gideri talebini 3.975 TL’ye, davacı ... için eğitim gideri talebini 728 TL’ye artırmışlardır.

Davalı; kazanın, mülkiyeti ve bakımı özel kişi ve şirketlere ait hatta meydana gelmesi nedeniyle husumetin hat sahiplerine yöneltilmesi gerektiğini, esas yönünden ise kazanın meydana geldiği binanın kaçak olarak inşa edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/09/2013 tarihli karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairemizce; davalı tarafın sair temyiz itirazların incelenmeksizin, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuyla bağlı kalınmaksızın oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması ve davalı şirketin kusur oranı belirlenerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Davacı ... 20/10/2017 tarihinde açtığı (işbu dava ile birleştirilen 2017/487 Esas sayılı) davada; Yargıtay bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporuyla iş göremezlik tazminatının yeniden belirlendiği ileri sürerek, 27.498,93 TL TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı ... 28/02/2018 tarihinde açtığı (işbu dava ile birleştirilen 2018/165 Esas sayılı) davada; Yargıtay bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporuyla iş göremezlik tazminatının yeniden belirlendiği ileri sürerek, 900,37 TL TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, birleşen davalara karşı yasal süresi içinde verdiği cevap dilekçelerinde; davaların on senelik zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunarak, davaların reddini istemiştir.

Bozma ilamına uyan mahkemece; alınan 15/02/2017 tarihli bilirkişi raporu ile 2006 yılında yönetmeliğe uygun olmayan şekilde hattın deplase edildiği, buna rağmen deplase işleminin kabulünü yapan davalının % 40, davacı anne-babanın %10, dava dışı kişi ve şirketlerin ise % 50 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, yine bozma sonrasında alınan bilirkişi raporu ile de davacı ...’in talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 81.931,95 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların ise kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Onama ilamına karşı, davalı taraf karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Düzeltilmesi istenilen Yargıtay ilamında benimsenen mahkeme kararındaki gerekçelere göre, HUMK'nın 440 ıncı maddesindeki yazılı hallerden hiç birisine uymayan davalı tarafın sair karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

2- Davacı ..., asıl davada; davalı şirketin elektrik abonelerine ait enerji nakil hattından kaynaklı elektrik çarpması sonucunda yaralandığını ileri sürerek, sürekli iş göremezlik ve tedavi (estetik ameliyat gideri) tazminatı, birleşen davalarda ise bozma sonrası alınan bilirkişi raporu ile sürekli iş göremezlik tazminatının daha yüksek miktarda belirlendiğini ileri sürerek; bakiye iş göremezlik tazminatı isteminde bulunmuştur.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan ve maddi (ile manevi) tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı sürelerini düzenleyen 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.

Şukadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.” denilerek, üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüştür.

Görüleceği üzere, kanunda düzenlenen bu üç çeşit zamanaşımı süresi; sübjektif/nispi nitelikteki bir senelik "kısa zamanaşımı süresi", objektif/mutlak nitelikteki on senelik "uzun zamanaşımı süresi" ile olağanüstü nitelikteki "ceza zamanaşımı süresi"dir.

Bu açıklamalardan sonra, somut olaya gelindiğinde; zarar verici eylemin 20/01/2007 tarihinde gerçekleştiği, maddi tazminat istemine konu birleşen davaların ise (ceza zamanaşımı süresi olan sekiz sene ve) mutlak zamanaşımı süresi olan on senelik süre dolduktan sonra, 20/10/2017 ve 28/02/2018 tarihlerinde açıldığı anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece; davacı ... tarafından açılan ve işbu dava ile birleştirilen davaların, davalı tarafça yasal süresinde ileri sürülen zamanaşımı def’ileri gözetilerek, zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı redlerine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabullerine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.

Bundan ayrı, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre; tedavi giderlerinden olan estetik ameliyat giderine, yapıldığı veya bilirkişi raporu ile belirlendiği tarihten itibaren faiz yürütülmelidir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...’in, yargılama sürecinde estetik amaçlı tedavi görmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacının bu yöne ilişen tazminat tutarının, 16/04/2012 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği dosya kapsamı ile sabittir.

Buna göre, mahkemece; estetik ameliyat giderine ilişkin tazminatın bilirkişi raporu ile belirlendiği, 16/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, olayın meydana geldiği 20/01/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması, doğru görülmemiştir.

Ne var ki, mahkeme kararının açıklanan bu gerekçeler ile bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu defa yapılan inceleme ile belirlendiğinden, davalı tarafın bu yönlere ilişen karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair karar düzeltme isteminin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26/12/2019 tarihli ve 2019/2545 Esas 2019/10584 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 22/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/2630, K. 2020/4515, 22 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2630
Karar No
2020/4515
Tarih
22 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/2631 K.2020/13045
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/2631 K.2020/4942
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/2631 K.2020/4995
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/2631 K.2020/3710
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/2631 K.2020/10788
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2020/2631 K.2020/3388

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.