İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3275 K.2020/5431

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak…

Esas2020/3275Karar2020/5431Tarih6 Ekim 2020Okuma5 dk · 994 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/3275 E., 2020/5431 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

994 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmasız, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine; daha önceden belirlenen, duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı, taraflar arasında yapılan 12/09/2014 tarihli satış ve inşaat sözleşmesi ile satıcı davalının, daireyi 31/12/2014 tarihinde teslim edilmek üzere kendisine sattığını, teslim tarihinin gecikmesi durumunda satıcının her ay için 150 Euro tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın teslim edilmediğini, bunun üzerine noter aracılığıyla gönderilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, toplam 158.625 Euro ödeme yapıldığını ileri sürerek,

davalıya ödenen bedelden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 Euronun temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte, taşınmazın emlak satış değeri üzerinden hesaplanacak %20 tazminatına karşılık şimdilik 2.000 Euronun temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02/01/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşme gereği ödenen tutarın iadesi kapsamındaki alacakları 158.625 Euro olarak, cezai şart alacakları ise 63.450 Euro olarak ıslah etmiştir.

Davalı, taraflar arasında, davalının 3. şahıs arsa sahibi ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde, ileride hak edeceği taşınmaz alacağının davacıya devri için BK'nun 183. maddesine göre geçerli bir şekilde alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, taşınmazın aylardır teslime hazır olduğu halde davacı tarafından teslim alınmadığını, davacının ekonomik durumu sebebiyle taşınmazı almaktan vazgeçtiğini, taraflar arasında imzalanan temlik sözleşmesinin geçerli ve bağlayıcı bir sözleşme olduğunu, davacının haksız bir sebebe dayalı olarak sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep etme hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; davacının ödemiş olduğu bedelin iadesine ilişkin talebinin kabulüne, 158.625 euro’nun davalının temerrüde düştüğü 15.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan euro üzerinden açılan mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının sözleşmeye konu taşınmazın emlak satış değeri üzerinden hesaplanacak olan %20 tazminatın davalı tarafından ödenmesine ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

... Bölge Adliye 7. Hukuk Mahkemesince, somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşme resmi şekilde düzenlenmemiş olduğundan geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye istinaden, taraflar aldıklarını sebepsiz iktisap hükümlerine göre iade ile mükellef olduğu, geçersiz sözleşme ile kararlaştırılan cezai şart vs. feri haklar da geçersiz olup tarafları bağlamadığı,

taraflar arasında geçerli bir sözleşme varsa, başka bir ifadeyle, mal varlığının değişimi sözleşmeye dayanıyorsa sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceği, davacı vekili tarafından, ıslah tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılarak fazla olarak tahsil edildiği iddia edilen harcın müvekkiline iadesi gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüşse de, yerel mahkemece doğru şekilde, dava tarihinde geçerli kur esas alınarak,

kabulüne karar verilen miktar üzerinden hesaplama yapılarak belirlenen nisbi karar harcından, davacı tarafça yatırılan harcın mahsup edilmesi suretiyle bakiye harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verildiği, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı HMK 355. maddesi kapsamında yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre her iki tarafın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, daire satışından kaynaklanan satış bedelinin iadesi ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 12.09.2014 tarihli harici satış sözleşmesi ile özellikleri sayılan dairenin satışı hususunda anlaştıkları, satış bedeline istinaden 158.625 euronun davacı tarafından davalıya ödendiği tarafların kabulündedir.

Sözleşmede, taşınmazın en geç 31.12.2014 tarihinde bitiriliceği, teslim tarihinin gecikmesi durumunda satıcının her ay için 150 euro tazminat ödeyeceği, bu tazminatı talep edebilmek için alıcının bu sözleşmeden doğan tüm sorumluluklarını tam ve zamanında yerine getirmiş olması gerektiği şeklinde düzenlemenin yer aldığı anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmazların satışının kanun gereği resmi şekle tabi olduğu bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin geçersiz sayılacağı tartışmasızdır. Geçersiz sözleşme gereğince, taraflar aldıklarını iade etmek yükümlülüğündedir.

Bunun istinası olarak ise, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca müteahhidin kendi payına düşen dairenin adi yazılı şekilde satışının yapılması alacağın temliki hükmünde olup geçerlidir ve geçerli bir sözleşme nedeniyle tarafların sözleşme ile cezai şart kararlaştırmaları ve bu cezai şartın geçerli olduğu kabul edilmelidir.

Sözleşmeden dönülmesi halinde ise, taraflar, karşılıklı olarak birbirlerine vermeyi taahhüt ettikleri şeyi vermekten kaçınır ve verdiklerini de geri isteyebilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179. ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlunun belirli bir miktar para ödeme taahhüdüdür.

Anılan maddenin 1. fıkrasında seçimlik şart, 2. fıkrasında ise ifaya eklenen şart düzenlenmiştir.İfaya eklenen cezai şartın düzenlendiği Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesinin 2. fıkrasında.

"Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” hükmü mevcut olup alacaklı akdin ifası ile birlikte cezai şartın ödenmesini de talep edebilir.

Davacı, eldeki davada hem ifaya eklenen cezai şart niteliğindeki tazminatı hem de davalı ile söz konusu sözleşmeyi feshederek daire satışından kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya ödenen bedelin tahsilini istemiştir. Davacı ödemiş olduğu daire bedelini istediği dava ile sözleşmeden döndüğüne göre artık aynı sözleşmeye dayanarak davalıdan cezai şart talebinde bulunması mümkün değildir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik davacı tarafın istinaf talebinin yukarıda yazılan gerekçe ile esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe esastan reddine karar verilmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 370/4. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe yönünden düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 2.540 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin yekdiğerinden alınıp, yekdiğerine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3275, K. 2020/5431, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3275
Karar No
2020/5431
Tarih
6 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/3275 K.2020/10917
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3276 K.2020/5916
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/3276 K.2020/5432
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2020/3276 K.2020/10392
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/3276 K.2020/3513
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2020/3277 K.2020/4912

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.