KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/3384 E., 2020/6380 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2020
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalılar ile paydaş olduğu taşınmaza ceviz, armut, mandalina, erik, incir, ayva, nar, kayısı, zeytin, asma, dut, kavak ağacı dikip yetiştirdiğini, su kuyusu açtığını, evi, hayvan damını, müştemilatı yaptırdığını, karşıladığı faydalı ve zorunlu masrafların 60.000 TL değerinde olduğunu, taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılarak bedelinin eşit olarak paylaştırılması nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalılardan 20.000'er TL alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı ...; davacının iyiniyetli olmadığını, ortaklığın giderilmesi davası sırasında davacının muhtesatlar yönünden hak iddiasında bulunması gerektiğini, araziyi kullanan davacının da ecrimisil ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 9.163,36’şar TL'nin dava tarihi olan 27/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ayrı ayrı davalı ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar; davalıların temyizi üzerine Dairece verilen 27.06.2016 tarihli ve 2016/8735 - 10148 E.- K. sayılı kararla; davaya konu taşınmazın, üzerindeki muhtesatlarla birlikte dava dışı üçüncü kişiye satıldığı, satış parasının davacı ve davalılara eşit miktarda (35.853.01 'er TL) dağıtıldığı,
davacının taşınmaza yaptığı masrafları diğer paydaşlar olan davalılardan sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda isteyebileceği ve ayrıca davaya konu taşınmazın satış dosyasında yer alan kıymet takdir raporunda sulama kuyusu masraflarından söz edilmediği belirtilerek mahkemece, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacı tarafından yapılan faydalı masrafların yapılmış olması ve yapılmamış olması halleri için ayrı ayrı olmak üzere taşınmazın ihale gününde ve aynı koşullarla satılmasından elde edilecek gerçek sürüm değerinin belirlenmesi,
bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde bunların birbirine oranlanması, bu oran ihale ile yapılan satış bedeline uygulanarak, davacının yaptığı giderlerin ihale bedeline yansıma miktarının belirlenmesi, bulunacak bu miktardan davalıların payına isabet eden miktara hükmedilmesi, giderlerin yapılmış olması hali ile, yapılmamış olması halinde belirlenen değerler arasında bir fark olmadığının anlaşılması durumunda davalıların bu giderlerin yapılması nedeniyle bir sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi,
ayrıca satış dosyasında yapılan kıymet takdiri sırasında gözönüne alınmayan sulama kuyusu masraflarının da taşınmazın değerini artırıp artırmadığı, bu şekilde belirlenen kıymet takdir raporuna itiraz etmeyen davacı yanın bu davada bu bedeli talep edip edemeyeceği konularının tartışılıp gerekçelendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece; vefat eden davalılar ... ve ... mirasçıları davaya dahil edildikten sonra, davanın kısmen kabulü ile 6.287,12’şer TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalıların tüm, davacının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece verilen ilk karar davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş ve Dairece verilen bozma kararında peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine karar verilmiştir.
Buna göre mahkemece; ilk kararın temyizi sırasında davalılardan peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde iade edileceği gözetilmeksizin, davacıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3384, K. 2020/6380, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama