KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/5386 E., 2021/484 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2021
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı banka tarafından Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2010/16620 sayılı takip dosyası ile 14.554,13 TL' lik bireysel kredi sözleşmesine dayalı takip başlatıldığını, böyle bir kredi kullanmadığını, krediye başvurmadığını, bu hususun sözleşme ve imzalar ile karşılaştırma yapılarak ortaya çıkabileceğini beyan ederek öncelikle, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2010/16620 esas sayılı dosyası ile icra takibinin tedbiren durdurulmasını, icra takibine konu borç nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötüniyetli davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uygun olarak icra edilen yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Davalı 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143.maddesi 5.fıkrası; “Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin… yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtlar, kuruluş işlemleri dahil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince …492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan …istisnadır.” hükmüne göre harç noktasında istisnaya tabi olmasına rağmen yasal düzenlemeye aykırı olarak, karar ve ilam harcının davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5386, K. 2021/484, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama