KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/5480 E., 2021/3506 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2021
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; 25/11/2010 tarihli hayvan satışı alacağına istinaden 5.100 TL üzerinden icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı; davacıya borcu bulunmadığını, icra dosyasına konulan alacağın miktar itibariyle senetle ispat kuralına tabi olduğunu, tanık dinlenmesine muvafakatının olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının talep ettiği alacak miktarının senetle ispat kuralına tabi olduğu, davacının elinde herhangi bir senet veya belge bulunmadığı, davalının borçlu olmadığına ilişkin yemin etmesi karşısında davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 17/05/2018 tarihli ve 2016/21110 Esas 2018/6004 Karar sayılı ilamıyla.
Mahkemece, işlemin niteliği itibariyle yörede yapılan hayvan satışlarının senede bağlanıp bağlanmadığı, bir teamülün oluşup oluşmadığı hususunun ilgili resmi makamlardan sorulup bir değerlendirme yapılarak davacıya tanıklarını bildirmesi ve tanık listesi sunması için süre verilmesi gerekirken doğrudan yemin delili üzerinden davalıya yemini icra ettirerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının, icra takibi yapmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle, davacı alacağına ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5480, K. 2021/3506, 1 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama