KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/560 E., 2020/1815 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2020
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı kurumun hastalara takılan ilaçlı stend bedellerini ödememesi nedeniyle kurumla aralarındaki mutabakata göre SGK’ya ilaçsız stend kullanıldığına dair fatura kesip tahsil edilen bedelin ilaçlı stend fiyatından düşülerek kalan miktarın hastalardan tahsil edildiğini, buna rağmen davalının; sigortalı ve hak sahiplerinden tüm ilaçlı stend bedelleri alındıktan sonra ayrıca SGK’ya ilaçsız stend bedeli faturalandırılmasının söz konusu olduğu gerekçesiyle kurumun dava konusu stendler için yaptığı 67.313,93 TL ödemeyi geri istediğini, ancak bu talebin yerinde olmadığını, şirketlerinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı; sigortalı hastalara davacı şirkete ait hastanede takılan ilaçlı stend ücretlerinin tamamının hastalardan tahsil edilmiş olmasına rağmen, kurumlarına da ilaçsız stend kullanımına dair fatura düzenlendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; tarafların anlatımından, davaya konu uyuşmazlığın sağlık hizmetlerinin satın alınması sırasında yapılan ihlalden doğduğunu, 5510 sayılı kanunun değişik 73, 101 ve 103. Maddelerine göre görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğundan görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın Nöbetçi Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 16.3.2012 tarihli 2012/5164 Esas, 2012/7042 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki ilişkinin borçlar hukukundan kaynaklanması nedeniyle yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde olduğundan, görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu, işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kısmen kabulü ile sağlık hizmet alımı nedeniyle davacının davalı kuruma 57.313,38-tl borçlu olmadığının tesbitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Harçlar Yasası gereğince 3.915,07-TL nisbi karar ve ilam harcı belirlenmesine, peşin alınan 999,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.915,42-TL harcın davalıdan tahsiline, davacı tarafından yapılan 1.572,00-TL yargılama giderinin % 85'inin ve 1.048,35- TL harcın tamamının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, söz konusu karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı aleyhine karar ve ilam harcı ile yargılama gideri olarak hükmedilen harca yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı SGK Başkanlığı'nın, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olması nedeniyle kendisinden karar ve ilam harcı alınamayacağı gibi davacı tarafından karşılanan 1.048,35 TL harç giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün, HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/560, K. 2020/1815, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama