KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/5971 E., 2021/4557 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, ....Evleri için müteahhit firma ... İnş. Turz. San.Tic. A.Ş. ile aralarındaki sözleşmeye istinaden davalı bankanın ...
Şubesi ile 05.08.2008 tarihli konut kredisi sözleşmesini imzaladığını, müteahhit ile yapılan adi yazılı sözleşmenin yasal şartları taşımadığından şekil olarak geçersiz olduğunu, bu nedenle kredi sözleşmesinin de geçersiz olduğunu, Gebze ...Noterliğinden keşide edilen ihtarname ile kredi sözleşmesini feshettiklerini, müteahhit şirketin inşaata hiç başlamamış olduğunu, buna rağmen ödemelerini yapmak zorunda bırakıldığını, ...
Evlerinin tanıtımına bankaca da son verildiğini, ihtarname sonrası bankanın 20.792 TL iadede bulunduğunu, bakiyenin faiz alacağı olduğundan bahisle ödeme yapmadığını, bankanın 26.498 TL daha ödeme yapması gerektiğini ileri sürerek; bu tutarın ihtarnamede belirtilen süre sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 13.02.2019 tarih ve 2016/7374 Esas- 2019/1733 Karar sayılı ilamıyla; sözleşmeden dönme hakkını kullanan davacıya, kullandırılan kredi miktarı ile sınırlı olarak, konut kredisi içinde olan kredi faizlerinden de davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan mahkemece, alınan bilirkişi raporu esas alınarak; davanın kısmen kabulüne, 1.168,87 TL nin 03.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda mahkeme için zorunluluk doğar.Bu açıklama ışığında somut olayın incelendiğinde.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamıyla; davacıya kullandırılan kredi miktarı ile sınırlı olarak, konut kredisi içinde olan kredi faizlerinden de davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilip sonucu dairesinde karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde;
mahkemece, bozma ilamından önce alınan ve davalı bankanın sorumluluğunun davacının ödediği kredi ana para tutarının toplamının iadesi ile sınırlı olacağı ve davacının kullandığı kredinin faizlerini ödeme borcu altında bulunacağı ve kredinin kapatılmasına kadar geçen sürede nezdinde kalan kredi ana paraların faizlerini bankadan iadesini isteyemeyeceği şeklinde bozma ilamına aykırı görüşte bulunan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi, doğru değildir.
O halde, mahkemece; dosyanın önceki bilirkişiler dışında konunun uzmanı olan bilirkişiye verilerek; davacıya kullandırılan kredi miktarı ile sınırlı olarak, konut kredisi içinde olan kredi faizlerinden de davalı bankanın sorumlu olduğu kabul edilip davacıya iadesi gereken miktarın hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5971, K. 2021/4557, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama