KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/7449 E., 2021/1794 K.·Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2021
- Mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalının yanında kendi araçlarını kullanarak taksicilik yaptığını, 2008 yılında ... numaralı plakayı davalıdan kiraladığını, 19/09/2008 tarihinde dava dışı 3.kişiden 2009 model Hyundai Era marka bir otomobil satın aldığını, elindeki 2006 model Fiat Albea marka araca 8.000 TL değer biçilerek peşinat sayıldığını, kalan satış bedeli için davalının kendisi hesabına bankadan kredi çektiğini, kendi adına çekilen kredinin taksitlerini kendisinin ödediğini, yine aracın 2.128,40 TL sigorta parasını kendisinin ödediğini, aracı taksi olarak kullanmaktayken davalının aracı kendisinden aldığını oysa aracın malikinin kendisi olduğunu, davalının,
araç için o güne kadar ödediği paraları kendisine geri ödemeyi taahhüt ettiğini ancak ödemediğini ileri sürerek 2.128,90 TL sigorta bedeli, 20.652,77 TL kredi taksiti ve dava dışı satıcıya peşinat olarak verdiği 2006 model aracının değer olan 8.000 TL olmak üzere toplam 30.781,67 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren, aracının haksız olarak elinden alınmış olması nedeniyle geriye doğru 5 yıllık kazanç kaybı karşılığı şimdilik 1.000 TL nin aracın elinden alındığı 27.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, iddia konusu otomobilin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, davacının ödemeleri kendisini vekaleten yaptığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz sebeplerinin reddi gerekir.
2-İlk derece mahkemesince kredi borcunun ödenmesine ilişkin davacının adının yazılı olduğu dekontlardaki kredi ödeme tarihlerinde davalı ile davacı arasında vekalet ilişkisinin bulunduğu, davalının adının yer almadığı 19/09/2008 tarihli araç alımına ilişkin adi yazılı sözleşmenin aracın malikinin davacı olduğunu ispata yeterli olmadığı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, aynı gerekçe bölge adliye mahkemesince de benimsenerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, tarafların arasındaki 26/11/2008 tarihli noter onaylı vekaletnamede davacı vekile davalı adına vergi ödeme,
ticari araç durak hakkı alma, ticari araç plakası alma, araçların sigortasını yaptırma, ve primlerini ödeme gibi yetkiler verilmiş olup bu yetkilerin, davalıya ait aracın kullanılmasından kaynaklanan birtakım işlemlerin yapılabilmesi amacıyla verildiği,
vekaletnamede kredi çekmek yahut çekilen kredi için ödeme yapmak konusunda yetkilendirilmediği gibi davacının bir kısım dekont asıllarını sunması karşısında davalının aksine olan savunmasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının isminin ve imzasının bulunduğu kredi borcu ödemesine ilişkin makbuz bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/7449, K. 2021/1794, 22 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama