KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/927 E., 2020/3156 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2020
Karar Metni
1.112 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; davalı ile arasında 25/05/2001 tarihinde tıbbi malzeme, tıbbi cihaz, protez ve vücut organ protezlerinin temin, teslim ve bedellerinin ödenmesi hususunda sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirerek, hizmet verip, ilgili faturalarını düzenleyip davalıya tebliğ ettiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine fatura alacağı olan 267.305,92 TL tahsili için ... 1. İcra Dairesi’nin 2006/5130 Esas sayılı icra dosyasında takip başlattıklarını, fakat davalı tarafın takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacı firmanın fazla fiyat uygulaması nedeniyle kurumlarına borçlu olduğunu, bu nedenle davacının takip konusu yaptığı asıl alacağın borcundan mahsup edildiğini, bakiye borç nedeniyle de Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/2002 Esasında dava açtıklarını, asıl kendilerinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile; davalının ... 1. İcra Müdürlüğünün 2006/5130 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin 91.604,63 TL asıl alacak ve 46.250,16 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
faize ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine, %40 icra inkar tazminatının 36.641,85 TL nin davalıdan tahsiline, alınması gerekli 10.543,21 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.608,70 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 6.934,51 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafça başlangıçta yapılan 14,30 TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 750,00 TL olmak üzere toplam 764,30 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 435,65 TL yargılama gideri ile peşin yatan harç gideri olan 3.608,00 TL ile toplam 4.043,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuş ancak mahkemece temyiz harcı yatırılmadığı gerekçesiyle ek karar verilerek davalının temyiz talebinin reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının 31/03/2017 tarihli ek karara ilişkin istinaf talebinin kabulüne, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/311 Esas, 2016/622 Karar sayılı 31/03/2017 tarihli ek kararın kaldırılmasına, Davalının gerekçeli karara karşı başvurduğu istinaf talebinin kısmen kabulüne, ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi 10/11/2016 tarih, 2014/311 Esas, 2016/622 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1. numaralı bendi 2. cümlesindeki "Bu bedele takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına" şeklindeki ifadenin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ''bu bedele takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendindeki ''%40 icra inkar tazminatının 36.641,85 TL'nin davalıdan tahsiline'' şeklindeki ifadenin hüküm fıkrasından çıkartılmasına,
yerine ''davacının icra inkar tazminatının 5502 sayılı yasanın 88. Maddesi gereğince reddine'' ibaresi eklenmesine, kararın bu şekilde düzeltilmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-)Davacının lehine hükmedilen yasal faize yönelik temyiz itirazının incelenmesi yönünden;
Davacı, davalı tarafından eksik ödenen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine, davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiş ve mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının ...
1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5130 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin 91.604,63 TL asıl alacak ve 46.250,16 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, faize ilişkin fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı tacir olup, dava konusu alacak ticari işletmesi ile ilgili olduğundan davacı alacağının avans faizi ile tahsilini isteyebilir.
Bu durumda, mahkemece, hükmedilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi yerinde iken Bölge Adliye Mahkemesi’nce bu hükmün düzeltilerek yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
3-)Davalının aleyhine karar ve ilam harcı ile yargılama gideri olarak hükmedilen harca yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı SGK Başkanlığı'nın, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olması nedeniyle kendisinden karar ve ilam harcı alınamayacağı gibi davacı tarafından karşılanan 3.608,00 TL harç giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/927, K. 2020/3156, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama