KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/9453 E., 2020/5826 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2020
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; işletme ruhsatı kendisine ait mermer sahasının 23.03.2006 başlıngıç tarihli rödovans sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, sözleşmenin 12. maddesine göre ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmediğini belirterek; rödovans sözleşmesinin feshi ile ruhsatın ve maden sahasının davacıya teslimine karar verilmesini ve sözleşmeden kaynaklanan 71.206 TL alacağın tahsilini istemiştir.
Davalı; sözleşme gereği 2007 yılında ödeme yapılacağını ancak, ekonomik durumunun bozulduğundan tüm rödovans bedelini ödeyemediğini; davacının hesabına 8.000 TL ödemede bulunduğunu, ayrıca 15.000 USD temlik de verdiğini, bunun dışında herhangi bir ödemesi olmadığını; davacı tarafından çekilen ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, borcunu kabul ettiğini ancak, ekonomik durumunun bozulması nedeni ile ödeyemediğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, rödovans sözleşmesinin feshine, ruhsatın ve mermer sahasının davalı tarafından davacıya devir ve tesciline, 71.206 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2019/3386 Esas – 2019/10213 Karar sayılı ve 17.12.2019 tarihli kararı ile; alacağa ilişkin kararın onanmasına, sözleşmenin feshi yönünden davalı kiracıya gönderilen temerrüt nedeniyle tahliye ihtarının 60 günlük süreli olması gerektiğinden sözleşmenin feshi ve tahliye yönünden davanın reddi gerekeceği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece; bozma kararına uyulmuş ve sözleşmenin feshi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacının davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesinde, "tahliye ve kiracılık sıfatının tespiti davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Somut olayda; davacı tarafından sözleşmenin feshi yönünden 52.020TL üzerinden harç tamamlatılarak sözleşmenin feshi talep edilmiş, davalı yararına harcı yatırılan bir yıllık kira bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken karar tarihindeki kur üzerinden harcı yatırılmayan miktar üzerinden fazla vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, ikinci bentlerde belirtilen yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/9453, K. 2020/5826, 20 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama