İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9943 K.2021/9278

Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; temyiz…

Esas2020/9943Karar2021/9278Tarih29 Eylül 2021Okuma5 dk · 1.009 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2020/9943 E., 2021/9278 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.009 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar; murisleri ... ve kardeşlerine mirasen intikal eden gayrimenkulde 1/3’er hisseleri bulunduğunu, dava dışı ...’in 1/3 hissesini davalıya satması üzerine açılan önalım davasının kabulüne karar verildiğini, bundan sonra davalı tarafın yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile önalım davasının reddine karar verilerek gayrimenkulun 1/3 hissesinin davalı adına tescil edildiğini, önalım davasının kabulü kararının kesinleşmesi tarihinden yargılamanın iadesi talebinin kabulü sonrası yapılan yargılamada davanın reddi kararının kesinleşmesine kadarki dönemde bakımsız halde olan gayrimenkule 145.000TL’yi bulan masraf yapıldığını,

masrafların dış cephe boya ve onarımı, sıhhi ve elektrik tesisatının yenilenmesi, çatı onarımı, kombi ve kalorifer tesisatı yapılması, çelik kapı takılması, banyo ve mutfak tadilat ve tamiratı, komple boya ve badanadan oluştuğunu, masrafların binanın değerini arttırdığı halde davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 35.000TL masrafın tamirat tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.

Davalı, asıl ve birleşen davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece; davanın HMK 114/g maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddine dair verilen hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 12/03/2015 tarihli ve 2014/47056 Esas 2015/8093 Karar sayılı kararıyla, “ Davacılar vekiline UYAP üzerinden gönderilen ihtar usulüne uygun olarak çıkartılan tebligat olmadığından, gider avansı süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrasında birleşen davada davacı ...; davalının dairesini de içerecek şekilde binanın tamamını kapsayan tamirat sonrasında davalının dairesi de dahil tüm binanın değerinin arttığını, söz konusu işler yönünden masraflara yarı oranında katkıda bulunulduğunu, işlerin yürütümünün ise kardeşi ... tarafından sağlandığını, davalının halen binada oturduğunu ve masraflara hiç katkısı olmadığını ileri sürerek; dava konusu alacağın miktarı bilirkişi incelemesinden sonra belirlenebilir olduğundan, şimdilik 30.000TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; paydaşlar tarafından taşınmaza yapılan faydalı ve zorunlu masrafların davalıdan tahsili istenilmiş ise de ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, paydaşların satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemeden sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yapılan giderler için dava açmalarında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Asıl ve birleşen dava, taşınmazda yapılan (zorunlu ve faydalı masrafların) giderlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemlerine ilişkindir.

Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.

Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.

Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.

Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade borcunun kapsamı ve yapılmış olan giderlerden hangilerinin geri istenebileceği, giderlerin niteliğine ve zenginleşen kimsenin iyiniyetli ya da kötü niyetli oluşuna göre farklılık göstermektedir.

“Geri vermenin kapsamı” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 79. maddesinin ilgili bölümü şöyledir; “Sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür.”

Zenginleşen, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür.”

80. maddesi; “Zenginleşen iyiniyetli ise, yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri, geri verme isteminde bulunandan isteyebilir.

Zenginleşen iyiniyetli değilse, zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir.

Zenginleşen, iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın, diğer giderlerinin ödenmesini isteyemez. Ancak kendisine karşılık önerilmezse o şey ile birleştirdiği ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri geri vermeden önce ayırıp alabilir.” hükmünü içermektedir.

Yukarıda belirtilen kanun hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, öncelikle yapılan masrafların niteliği üzerinde durmak gerekmiştir. Kanunda tanımları yapılmamış olmakla birlikte, bir şeyin varlığını ve değerini korumak için yapılması gerekli olan harcamalar; zorunlu, birşeyin değerini ve verimini artırmak için yapılan harcamalar; faydalı ve hiçbir gereği yokken sadece kişisel zevkler için yapılan harcamalar ise; lüks olarak nitelendirilmektedir. (Akıntürk, Turgut, Borçlar Hukuku, 17.baskı, Beta Basım, İstanbul, 2011, s109.)"

Somut olayda; asıl ve birleşen davada davacılar, dava dışı İsmet’in taşınmazdaki 1/3 payını 06/10/2005 tarihinde davalıya satması üzerine diğer malikler tarafından açılan önalım davasının kabulüne, davalı adına olan 1/3 hissenin iptali ile ½ oranında diğer hissedarlar olan davacılar adına tescil edildiği tarihten, davalının yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile 1/3 hissenin yeniden 16/04/2012 tarihinde davalı adına tescil edildiği tarihe kadarki dönemde binanın tümünde ve yine davalıya ait konutta, tamamı kendilerine ait olduğu inancıyla yapılan tamirat ve tadilat masrafları nedeniyle davalının zenginleştiğini ileri sürerek hissesi oranında davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede yapılan incelemede; dava dışı İsmet’in taşınmazdaki 1/3 payını 06/10/2005 tarihinde davalıya satması üzerine diğer malikler tarafından açılan önalım davasının kabulüne, davalı adına olan 1/3 hissenin iptali ile ½ oranında diğer hissedarlar olan davacılar adına tescilinden sonra, davalının önalım davasına yönelik yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile 1/3 hissenin yeniden 16/04/2012 tarihinde davalı adına tescil edilmiş olduğu;

eş söyleyişle geçerli sebebin ortadan kalktığı anlaşılmakla mahkemece, asıl ve birleşen davada davacıların, taşınmaz için yaptıkları zorunlu ve yararlı giderleri talep edebilecekleri nazara alınarak sonucuna uygun şekilde karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, az yukarıda mahkemenin gerekçesinde değinilen hususun, tarafların baştan itibaren taşınmazda paydaş olmaları durumunda uygulama alanı bulacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

O halde mahkemece; yukarıda açıklanan yasal hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılarak işin esası incelenmeli, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulmalı, bundan sonra davalının sebepsiz zenginleştiğinin tespiti halinde davalının taşınmazda paylı mülkiyet sahibi olduğu ve hissesi oranında sorumlu olduğu gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 108,80 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/9943, K. 2021/9278, 29 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/9943
Karar No
2021/9278
Tarih
29 Eylül 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9944 K.2021/8376
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/9946 K.2021/10981
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9950 K.2021/9123
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9953 K.2021/9205
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/9954 K.2021/14340
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/9955 K.2021/9206

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.