KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/5016 E., 2021/7928 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2021
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı ile düzenlendiğe 01/04/1999 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının tahliye ihtarnamesi gönderdiğini ileri sürerek; kiracılık sıfatının tespiti ile bu yöne ilişkin çekişmenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı; davaya konu taşınmazın 2886 sayılı Kanuna göre ihaleyle kiraya verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında en son 01/01/2006 tarihli ve bir yıl süreli kira akdi imzalandığı, akdin hitamında Borçlar Kanunu'nda öngörülen sürede fesih ihbarı yapılmadığı ve bu haliyle kira akdinin belirsiz süreli hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü kiralanana ilişkin olarak taraflar arasındaki kiracılık ilişkisinin devam ettiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 5737 Sayılı Kanun'un 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75. maddesinin 3 ve 4.fıkraları; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmünü içermektedir.
Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13/7/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 15/p-3 maddesi hükmüyle Belediyeye, 5538 Sayılı Kanun'un 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdarelerine, 5737 Sayılı Kanun'un 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında ve son olarak 21/03/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 2886 sayılı Kanun'un 75/1-ilk cüm. maddesinde yapılan değişiklikle de " özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar " ibaresi eklenerek,
özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar içinde uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Kanun süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
Hazine, Özel Bütçeli İdareler, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve Belediyeler, 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Kanuna ya da Borçlar Kanunu'na tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülki amirden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz ilk olarak 01/04/1999 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi ile 2886 sayılı Kanun kapsamında ihale ile kiraya verilmiş olup davacı ile yapılan diğer sözleşme, 01/04/1999 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olduğundan 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi gereğince, kira sözleşmesinin süre bitiminde sona ereceği ve kiracının fuzuli şagil durumuna düşeceğini kabul etmek gerekir. Bu nedenle, davacının kiracılık sıfatı sona erdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/5016, K. 2021/7928, 7 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama