KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/61 E., 2021/10633 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2021
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar; murisleri ...'ın 28/02/2011 tarihinde asansör boşluğuna düşerek yaralandığını, ambulansla ... Devlet Hastanesine götürüldüğünü, 28/02/2012 günü buradan alınarak davalı şirketin işlettiği ... Hastanesine götürüldüğünü, 02/03/2011 tarihinde ise hayatını kaybettiğini, murisin hastaneye kaldırıldığında yapılan tetkiklerde kemik kırıkları olduğunun tespit edildiğini, devlet hastanesinden hayati tehlike olduğuna ilişkin rapor bulunmasına rağmen ...
Hastanesinde yoğun bakım ünitesine alınmadığını, basit bir kırık vakası gibi normal bir odada tedavi altına alındığını, iç kanama riskinin gözardı edildiğini, davalıların tıbbi hatası nedeniyle vefat eden murisin aylık 3.850 TL emekli aylığı aldığını, vefat ettiği tarihte birlikte yaşadığı eşi olan davacı ...'in maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 80.000 TL manevi, çocukları olan diğer davacıların her biri için 35.000'er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabülüne dair verilen karar, davacılar ve davalı şirketin temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 16/12/2019 tarihli ve 2016/27439 E. - 2019/12666 K. sayılı kararla, hükmün gerekçesinde tüm davalıların manevi tazminattan sorumlu tutulması gerektiği açıklanmasına rağmen, davalı ... hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve buna rağmen yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karar verilmesinin usulün 297. ve 298/2 maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 10.000 TL diğer davacılar için 5.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ve maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Anayasamızın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin 3. fıkrasında; "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmüne yer verilmiştir. Bozmaya uyma kararı veren mahkemenin kararı incelendiğinde; davacı ve davalı tarafların taleplerine yer verildiği, bozma öncesi verilen hüküm ve hangi sebeple bozulduğuna değinildiği ve bozma doğrultusunda hüküm kurulduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, diğer bir anlatımla tarafların istemleri yönünden hangi sebeplerle kabul ve ya reddedildiğine ilişkin gerekçe oluşturulmadığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece; bilimsel hiçbir veriye dayanmadan kendi görüş ve kanaatlerini içerir şekilde gerekçe oluşturmadan ve salt bozularak ortadan kaldırılan hükmün gerekçesine atıf yapmakla yetinmeden yeniden gerekçe oluşturularak karar verilmesi gerekirken, gerekçesiz olarak karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/61, K. 2021/10633, 1 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama