İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/6156 K.2021/10340

Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl dosya davacısı ... ve birleşen dosya davacısı Havva…

Esas2021/6156Karar2021/10340Tarih20 Ekim 2021Okuma4 dk · 771 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/6156 E., 2021/10340 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

771 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl dosya davacısı ... ve birleşen dosya davacısı Havva Uğurlugel vekili ile asıl ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı ..., asıl davada; davalı ...’in kooperatif adına kayıtlı 625 parsel sayılı taşınmazdaki 435 m2 lik kısmı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalı ...’ten 5.000.000 TL bedelle satın aldığını, daha sonra ise, 435 m2 bu taşınmazı tamamını temlikname gereğince 10.000.000 TL bedelle kendisine satarak bedeli nakden aldığını; ancak söz konusu bölümden 233.07 m2lik kısmın davalı ..., 233.08 m2 kısmın ise diğer davalı ... adına satışının yapılarak üzerine bina inşa edildiğini, kendi adına yer kaydı bulunmadığını ileri sürerek; şimdilik, 16.200 TL’nin dava tarihinden itibaren banka reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 23/01/2014 tarihli dilekçesiyle talebini 34.500 TL’ye artırmıştır

Davacı Hava birleşen davada; davalı ...’in dava konusu 625 parseldeki adına kayıtlı 250 m2 lik hissesini 19/07/2003 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamında 5.000.000 tl bedelle kendisine sattığını; ancak, davalı ...’in vekalet verdiği ... aracılığıyla bu yeri, daha sonra davalı ...’ye sattığını, halen kendisine isabet eden yere davalı ... tarafından bina yapıldığını, kendi adına yer kaydı olmadığını ileri sürerek; şimdilik 15.000 TL’nin dava tarihinden itibaren banka reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalı ... U. ve davalı kooperatif temsilcisi; sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; asıl davanın davalılar ..., ... ve Tasfiye halinde ... Kent Konut Yapı Kooperatifi yönünden reddine, davalı ... ve ... yönünden ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, 16.200,00 TL'nin dava tarihi olan 07/02/2008 tarihinden, 18.300 TL'nin ıslah tarihi olan 01/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleşen davanın, davalı ..., ... ve Tasfiye halinde ... Kent Konut Yapı Kooperatifi yönünden reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile; 13.125,00TL'nin dava tarihi olan 07/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm asıl ve birleşen dava davacılar vekili ile asıl ve birleşen dava davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1) Bir mahkeme hükmünde, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasanın 141/3.maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK' nın 297. (Mülga HUMK' un 388.) maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Yine, HMK' nın 27.maddesinin (HUMK'un 73.m) 2. bendi “c” bölümünde de hukuki dinlenilme hakkının “Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini” de içerdiği açıklanarak bu husus vurgulanmıştır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise, asıl davada, 16.200,00 TL'nin dava tarihinden, 18.300 TL'nin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline yönelik karar verilmekle birlikte; gerekçe kısmında; “.. mahkememizce sehven her iki değer toplanarak davacının talep edebileceği zarar 34.500 TL olarak değerlendirilerek hüküm kurulmuş ve davacı vekili tarafından da bu miktar esas alınarak ıslah talebinde bulunulmuş ise de, hatalı değerlendirildiği, aslında maddi zararın 25.012,50 tl olduğu tespit edilmekle...” şeklinde belirlemede bulunulduğu görülmektedir. Bu durum, hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturmaktadır.

Karar gerekçesi ile hüküm fıkrasının çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

2) Bozma nedenine göre, tarafların asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 1086 sayılı HUMK’nin 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu asıl dava yönünden açık, birleşen dava yönünden kapalı olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/6156, K. 2021/10340, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6156
Karar No
2021/10340
Tarih
20 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/6156 K.2021/9749
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/6157 K.2021/6885
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/6158 K.2021/7735
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/6159 K.2021/7706
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/6159 K.2021/11757
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/6160 K.2021/7446

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.