İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/7006 K.2021/10832

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulü ile takibin tahliye yönünden devamına, alacak ve tarafların tazminat taleplerinin reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca…

Esas2021/7006Karar2021/10832Tarih3 Kasım 2021Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/7006 E., 2021/10832 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Kasım 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulü ile takibin tahliye yönünden devamına, alacak ve tarafların tazminat taleplerinin reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; kiracısı olan davalı ile uzun yıllardır devam eden kira ilişkisinin yenilenen 15/04/2005 tarihli sözleşme ile devam ettiğini, ancak kira bedellerini ödemeyi aksatan davalının bu nedenle başlatmış olduğu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptalini ve davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı; 1999 ila 2006 yılları arasındaki dönemde davacının kiracısı olduğunu, kira ilişkisinin sona erdirilmesi hususunda davacı ile anlaştığını, bu nedenle kiralananı 2006 yılı sonunda tahliye ederek davacıya teslim etiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede 2006 yılı Aralık ayından itibaren kira ödenmediğinin bildirildiğini, bu ihtarname ile 2006 yılı Aralık ayından önceki kira bedellerinin tahsil edildiğinin davacı tarafından da kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede kiranın 2006/12 dönemine kadar ödendiğinin bildirildiği, bu nedenle 2016/12 dönemine kadar kira bedellerinin ödenmiş olduğu, bilirkişi tarafından geriye kalan dönem için kira alacağının 6.211,42 TL, işlemiş faizin ise 332,95 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline dair verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 20/11/2014 tarihli ve 2014/2873 Esas 2014/12743 Karar sayılı kararıyla;

(...Davacı vekili, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş ve imzası ikrar edilen veya aslı mevcut olan yazılı bir kira akdi sunamamış ve kira miktarını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki dava dilekçesinde her türlü delile dayanmış olduğundan bunun içerisinde yemin delilinin de bulunduğunun kabulü gerekir.

Mahkemece kira bedeli ile ilgili ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa kira bedelini ve artış unsurunu kanıtlamak üzere davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Davalı vekilinin kiralananın tahliye edildiği yönündeki savunmasına gelince. Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir.

Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir.

Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yukarıda açıklandığı üzere yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, belirlenmelidir.

Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.

Davalı tarafından, taraflar arasında öncesinde var olan kira ilişkisinin 2006 yılı sonunda sona erdiği savunulmuş ise de anahtar teslimine ilişkin yazılı belge sunulamamıştır.

Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan Mahkemece, tahliye tarihi ve anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamayan ve ispat yükü kendisine düşen davalı tarafa, tahliye tarihi hususunda davacıya yemin teklif etme haklarının hatırlatılması ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozmaya uyan mahkemece; davanın reddine dair verilen hüküm, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 17/06/2019 tarihli ve 2017/10215 E. 2019/5499 K. sayılı kararla; mahkemenin gerekçeli karar içeriğindeki dava ve cevap dilekçesinin eldeki davayla ilgisinin bulunmadığı, bu hâliyle dava ve cevap dilekçesi ile gerekçe ve hüküm kısımlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; uyulan bozma kararı gereğince davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, bu nedenle davacının kira bedelini ispat edemediği, yine uyulan bozma kararı gereğince yemin teklif etme hakkı hatırlatılan ve yemin metnini vermesi için kesin süre verilen davalının beyanda bulunmadığı, bu nedenle yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılan davalının taşınmazı 2006 yılının sonunda tahliye etmiş olduğu yönündeki savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, icra takibinin tahliye yönünden devamına, alacak yönünden davanın reddine, tarafların tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2) HMK'nın 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Hâkim, tarafların talep sonucuyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Davacı taraf dava dilekçesinde; sadece davalı aleyhine başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini ve davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, kiralananın tahliyesine ilişkin herhangi bir talepte bulunmamış olduğu hâlde, mahkemece talep dışına çıkılarak kiralananın tahliyesine ilişkin takibin devamına karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3) Somut olayda, davacı, yargılama sırasında davalıya kira bedelinin tespiti hususunda yemin teklif etmiş; yemini eda eden davalı kira sözleşmesinin aylık 50 TL kira bedeli ile başladığını belirtmiştir. Bu durumda, takibe konu edilen dönemde, kiralananın kira parasının aylık 50 TL olduğunun kabulü gerekir.

Hal böyle olunca mahkemece; 2006 yılına ait kira parasının ödendiği gerekçesiyle verilen ilk karar ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, takibe konu edilen diğer aylara ilişkin kira alacağın gerekirse bilirkişi görüşüne başvurularak belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile itirazın iptali talebinin tümden reddine karar verilmiş olması ve davacının talebi olmamasına rağmen tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün HUMK'nın 428 inci maddesi gereğince ikinci bentte açıklanan nedenlerle taraflar yararına, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/7006, K. 2021/10832, 3 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/7006
Karar No
2021/10832
Tarih
3 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2021/7007 K.2021/15077
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/7007 K.2021/11850
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/7008 K.2021/7290
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2021/7008 K.2021/8086
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/7009 K.2021/9187
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/7009 K.2021/13145

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.