İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2021/8262 K.2022/348

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2021/8262Karar2022/348Tarih24 Ocak 2022Okuma5 dk · 950 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2021/8262 E., 2022/348 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

950 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı şirket ile 16/10/2006 tarihinde gayrimenkul alım satım taahhüdü sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme uyarınca davalının ...Bölgesi ..., Mah. 28010 Ada 1 Parselde yapımı devam eden 302/2 nolun binanın 8 nolu dairesini satmayı ve karşılığında seramik, duvar kağıdı ve 127.000 TL bakiyenin parçalı şekilde davalı şirkete ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede söz konusu dairenin Temmuz-Ağustos 2006’da devrinin yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davalıya 54.706,33 TL tutarında ithal seramik, seramik bordürü ve duvar kağıdı teslim ettiğini, nakit olarak ise 111.282,44 TL ödeme yaptığını,

ancak davalının sözleşmenin açık hükmü ve şifahen ısrarlı taleplerine rağmen bugüne kadar devri gereken daireyi devretmediğini,...,Noterliğinin gönderdiği ihtarnameyle davalıdan yapılan ödemelerin ve malzemelerin bedellerinin iadesinin talep ettiğini ancak iade edilmediğini, davalı ile yaptığı sözleşmenin geçerli olmadığını, bu nedenle davalının elinde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca bulunan bedelin iadesi gerektiğini ileri sürerek; toplam 165.988,77 TL’nin iadesini, talep edilen bedelin çek tanzim tarihleri, fatura tarihleri ve nakit ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı; davacının yaptığını iddia ettiği nakit ödemeyi ispat etmesi gerektiğini, davacının aralarındaki başka bir ihtilaf nedeniyle bu davayı açtığını, denkleştirici adalet kavramının dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın alacak miktarı yönünden kabulüne dair verilen karar, davalının temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 26/12/2011 tarihli ve 2011/17077 E. 2011/20564 K. sayılı kararıyla, ‘’...somut olay değerlendirildiğinde, davacı tüketici ile davalı satıcı arasında konut satımından kaynaklı uyuşmazlık olduğu, bu durumda davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğu...’’ gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verilmiş, ve dosya eldeki temyize konu kararı veren tüketici mahkemesine gönderilmiştir.

Tüketici mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 165.988,77 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktarın 147.250,52 TL'sinin 01/09/2007 tarihinden itibaren, 18.738,25 TL'sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17/06/2019 tarih ve 2016/18350 E. 2019/7256 K.sayılı kararıyla; "... taraflarca imzalanan ve mahkemeye sunulan söz konusu protokolün HMK'nın 313. vd maddeleri gereğince ''sulh'' niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sulh protokolü gereğince değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği...’’ gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dosya içerisinde bulunan ve bozma ilamında işaret edilen 23/07/2011 tarihli protokolde, dava konusu gayrimenkul satış vaadine konu taşınmaz bilgilerinin iki nolu konu başlıklı bentte gösterildiği ve protokolun özel şartlar bölümünün (c) bendinde tarafların 170.000 bedelle sulh oldukları, alacaklı davacıya dava konusu taşınmazın devri için davalı borçlu tarafından vekaletname düzenleneceği ve taşınmaz bedelinin 170.000 TL'nin üstünde veya altında olması halinde tarafların birbirlerinden hak talep etmeyeceklerinin düzenlendiği, söz konusu protokolün sulh anlaşması olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı mirasçıları vekilince temyiz edilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 315. maddesine göre; ''Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.'' düzenlemesine yer verilmiştir.

Bu noktada sulh üzerine mahkemenin vereceği karar çeşitlerine değinmekte fayda bulunmaktadır.

Sulh üzerine mahkemenin vereceği kararı, şarta bağlı sulh üzerine mahkemenin vereceği karar ve şarta bağlı olmayan sulh üzerine mahkemenin vereceği karar olmak üzere iki grupta değerlendirmek mümkündür.

Şarta bağlı sulh üzerine mahkemenin vereceği karar yönünden; mahkeme huzurunda sulh şarta bağlı olarak yapılabilir(md.313/4). Sulh sözleşmesinin şarta bağlı olarak yapılmış olması halinde, mahkemenin, böyle bir sulh sözleşmesine dayanarak esas hakkında karar(hüküm) vermesi mümkün değildir. Çünkü kural olarak şarta bağlı hüküm verilemez.

Taraflar şarta bağlı şekilde sulh olmakla, davaya son vermek istediklerinden, başka bir deyimle dava geri alındığından (md.123), bu halde, mahkemenin ‘’karar verilmesine yer olmadığına’’ biçiminde bir kararla davayı sonuçlandırması gerekir.

Şarta bağlı olmayan sulh üzerine mahkemenin vereceği karar açısından ise; sulh şarta bağlı değilse, sulh üzerine mahkemenin vereceği karar, tarafların talebine göre iki şekilde olabilir:

a) Taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse;

‘’Taraflar sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.( md.315/1,c.2,ikinci yarım cümle)

Buna göre; taraflar, mahkemenin sulhe göre bir karar vermesini istemeyip, sadece sulhu tespit etmesini isterlerse, mahkeme, sulhu tutanağa geçirir(md.154/3-ç) ve karar verilmesine yer olmadığı biçiminde bir kararla davanın son bulduğunu tespit etmekle yetinir. Çünkü, davanın sahibi taraflardır ve hakim onların talebinden fazlaya karar veremez(md.26/1).

b)Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse;

Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, mahkeme, şarta bağlı sulh sözleşmesine göre karar verir(md.315/1,c.2,).

Buna göre, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, mahkeme, şarta bağlı olmayan sulh sözleşmesine göre bir karar vermek zorundadır..Özellikle, tarafların, aralarındaki uyuşmazlığın esaslı noktalarında sulh olmaları halinde, bunun bütün ayrıntıları ile birlikte mahkeme kararında(hükmünde) belirtilmesini istemelerinde hukuki yararları vardır (Prof.Dr....Medeni Usul Hukuku El Kitabı, cilt:II, sf.1095-1096).

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; bozma kararından sonra davacı vekili 09/02/2016 tarihli duruşmada; davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, davalı vekili ise davanın reddini talep ettiklerini, yine dosya kapsamına sundukları 23/07/2011 tarihli protokolün mahkemece dikkate alınmasını istediğini belirtmiş ise de, taraflar arasındaki 23/07/2011 tarihli sulh protokolü değerlendirilmediği gibi taraflara bu protokole göre karar verilmesini isteyip istemedikleri sorulmuştur.

O halde mahkemece; yukarıda ifade edilen açıklamalar ve yasa hükümleri gereği öncelikle taraflara sulh sözleşmesi uyarınca karar verilmesini isteyip istemediklerinin sorulması, gerekirse tarafların sulh sözleşmesini inceleyip kapsamı konusunda 6100 sayılı HMK’nın 315. maddesine uygun beyanda bulunmaları için süre verilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HMK'nın 428. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, harçtan muaf olmasına rağmen davacı taraftan peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8262, K. 2022/348, 24 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8262
Karar No
2022/348
Tarih
24 Ocak 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/8262 K.2022/219
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/8262 K.2022/833
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/8263 K.2022/832
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/8264 K.2022/838
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/8265 K.2022/837
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/8266 K.2022/841

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.