KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2021/8410 E., 2022/2088 K.·Mahkemesi : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2022
- Mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının kabulüne dair verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; imzaladığı 31/10/2016 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ile hissedar olduğu taşınmazla ilgili olarak davalı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davasının takip edilmesi hususunda anlaştığını, sözleşmede davalının hissesine düşen değerin %10'unun avukatlık ücreti olarak kararlaştırıldığını, ortaklığın giderilmesine dair karar sonrası yapılan ihalede davalının hissesine 1.022.988TL bedel düştüğü halde davalının akdi vekalet ücretini ödemediğini ileri sürerek; şimdilik 20.000TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 13/07/2020 tarihli ıslah istemiyle talebini 102.290,80TL'ye artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; avukatlık ücret sözleşmesinde kararlaştırılan vekalet ücret alacağının kabulü ile 102.298,80TL'nin 20.000TL kısmının dava tarihinden, 82.299,80TL kısmının ıslah tarihi 13/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince; davaya konu avukatlık ücret sözleşmesinin tarafların yükümlülüklerini düzenleyen sayfasında davalının imzası bulunmadığı, bu itibarla davalı yönünden bağlayıcı olmadığı, avukatlık ücretinin tarife hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 2.450TL akdi vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'unu 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi; bu Kanun'un uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Vekalet akdi, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup, bu tarihden sonra açılan davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir. Nitekim bu husus, 6502 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesiyle çözüme bağlanmış durumdadır.
Somut olayda; davacı, davalının vekili olarak takip ettiği dosyalardan kaynaklı vekalet ücretinin tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davanın, 6502 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra 24/07/2018 tarihinde açıldığı ve bu bağlamda davaya bakmanın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Hal böyle olunca, bölge adliye mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca esası incelemeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Aynı Kanun'un 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davanın esası incelenerek yeniden esas hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/8410, K. 2022/2088, 9 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama