İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/3952 K.2023/1349

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/3952Karar2023/1349Tarih9 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.234 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2022/3952 E., 2023/1349 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mayıs 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/189 E., 2021/623 K.
Dava tarihi
30.07.2009
Karar
Davanın reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.234 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararı davalı-karşı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde taraflardan bir kısmı gelmediğinden, Cumhurbaşkanlığının 11.02.2023 tarihli ve 32101 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 120 numaralı " Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Kararnamesi " kapsamında verilen 06.02.2023 tarihinden başlamak üzere 06.04.2023 tarihine kadar durma kararına istinaden Yargıtay Birinci Başkanlığının 13.02.2023 tarihli ve E-84632637/1786 sayılı yazısı ekinde sunulan Yargıtay Başkanlar Kurulunun 13.02.2023 tarih ve 4 sayılı kararının 4 üncü ve 5 inci maddeleri gereği duruşmanın 09.05.2023 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir.

Belirtilen tarihte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı-karşı davalı, 21.12.2008 tarihinde anne ve babasını trafik kazasında kaybettiğini, öğrenci olduğundan dolayı miras ve intikal işlemlerini takip edemediğini ve 31.12.2008 tarihinde davalılardan öz halası olan ...ya Kadirli 1. Noterliğinde 7211 yevmiye nolu vekaletname ile kendisi adına miras işlemlerini yapması için vekalet verdiğini, davalının kendisine duyulan güveni sarstığını, vekaletname ile ailesinden kalan Şehitkamil İlçesi, İncilipınar Mahallesi Parsel 340 da kayıtlı 10 nolu bağımsız bölümü evli bulunduğu kocası diğer davalı

...'ya tapuda satış yapmış gibi göstererek devrettiğini, bu satış sonucunda elden ya da hesabına yatırılmış bir para olmadığını, yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu ileri sürerek muvazaalı olarak yapılan satış işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

2. Birleşen dava ile de, satış işleminin karı koca arasında olduğunu ve davalıların tamamen kötü niyetini ortaya koyduğunu iddia ederek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı- karşı davacılar, Hayriye'nin kesinlikle vekaleti kötüye kullanmadığını, davacının babası yani kardeşine muhtelif zamanlarda paralar gönderdiğini, alacakları karşılığında davacı ve karşı davalının rızası ile taşınmazın satıldığını, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

2. Karşı davalarında ise; kardeşi Orhan'ın ölmeden önce Adıyaman Besni Toki'den 4 ev aldığını, ancak peşin ödemelerde indirim yapılacağı gerekçesi ile para istediğini, bunun üzerine eşi adına 14/05/2008 tarihinde Osmaniye/ Kadirli Halk bankasından 20.000 TL'yi Adıyaman Besni İşbankası şubesine, 19.06.2008 tarihinde Halkbankası Kadirli şubesinden 38.000 TL'yi Besni Halk Bankası şubesine, 03.11.2008 tarihinde Halkbankası hesabından 50.000 TL para çekerek aynı gün İş Bankası Besni Şubesine Orhan Acar adına yatırdığını, ayrıca 15.000 TL ve 20.000 TL olmak üzere iki kez elden para verdiğini,

buna karşılık TOKİ'den alınan evlerin 1 tanesinin kendi adına, diğerinin eşinin adına, diğer ikisinin de önceden tanıdığı ve güvendiği dava dışı kişiler adına çıktığını, söz konusu evlerin borcunun bittiğini, kira parasının davacı-karşı davalı adına yattığını, kardeşi ölmeden önce tapu çıkmış olsa idi evlerin tapusunu vereceğini, ancak Orhan'ın vefatından sonra davacı-karşı davalının babasına gönderilen paralardan haberinin olduğunu ve gereğini yapacağını belirterek vekalet verdiğini, kesinlikle vekaleti kötüye kullanmadığını, alacaklarına karşılık davacı-karşı davalının rızası ile satıldığını ileri sürerek.

143.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece 20.09.2017 tarihli 2016/241 E., 2017/346 K. sayılı kararı ile, asıl ve birleşen davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.09.2020 tarihli, 2017/5479 E., 2020/4327 K. sayılı ilamı ile; asıl ve birleşen davaya yönelik davalı- karşı davacıların temyiz taleplerinin reddiyle hükmün onanmasına, karşı dava yönünden ise karşı davanın hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, havalenin kural olarak bir ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine olduğu, bu yasal karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havalecinin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, 50.000 TL havalenin karşı davacılar tarafından yapılmayıp dava dışı kişi tarafından yapıldığı, bu dekont ile ilgili karşı davacıların aktif husumetlerinin bulunmadığı, diğer dekontlarda havale ile ilgili yukarıda belirtilen karinenin aksine bir açıklamanın bulunmadığı, davacı tarafın karinenin aksini kesin deliller ile ispatlayamadığı ve dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Karşı davacılar vekili; tanık beyanları dikkate alındığında iddialarının ispatlandığını, banka dekontlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğundan tanık beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, dava dışı Mustafa Karaköse tarafından yatırılan paranın da Hayriye'nin hesabından çekilerek gönderildiğini, yemin deliline dayanıldığı halde hatırlatılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşı davacılar tarafından karşı davalının babasına banka havaleleri yoluyla gönderilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklindedir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklindedir.

3. HMK'nın 225 inci maddesi (1086 sayılı HUMK'un 345 inci maddesi), "(1) Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır." şeklindedir.

3. Değerlendirme

1. Karşı davacılar, davalının babasına havale yoluyla gönderilen paranın geri ödenmediğini ileri sürerek, verilen paranın karşı davalıdan tahsili amacıyla eldeki davayı açmışlardır. Karşı davalı ise, gönderilen paranın borç olarak gönderilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Bu hali ile karşı davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü karşı davacıdadır.

Karşı davacılar delil olarak banka havale dekontlarına dayanmış olup, davaya konu dekontlarda açıklama bulunmamakta olup, bu haliyle karşı davacılar iddialarını ispatlayamamıştır.

2. Somut uyuşmazlıkta; 6100 sayılı Kanun'un 200 üncü maddesinde belirtilen parasal sınır dikkate alındığında iddianın kesin delille ispatı gerektiği, tanık dinlenmesine, karşı davalı tarafın açık muvafakati bulunmadığından, dinlenilen tanıkların beyanlarına itibar edilmesi mümkün değildir.

3.Bununla birlikte karşı davacılar 08.12.2009 tarihli delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur.

4. Bu itibarla karşı davacıların iddiasını ispatta dayandığı yemin delili çerçevesinde gerekli hatırlatma ve teklif yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karşı dava dilekçesinde sair delil ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayandığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Karşı davacıların sair temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3952, K. 2023/1349, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. Vı.karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3952
Karar No
2023/1349
Tarih
9 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3952 K.2023/2656
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3954 K.2023/3769
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2022/3954 K.2023/1472
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/3960 K.2023/3818
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/4001 K.2023/2898
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/4003 K.2023/4976

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.